Vahidettin’le vedalaşma
- Vahidettin’le vedalaşması sahnesi için ne diyorsunuz?
- Bu sahneyi anlatan kim?
- Sahi kim?
- Atatürk’ün kendi. Mütareke dönemi anılarını Falih Rıfkı Atay’a, Mahmut Soydan’a ve Yunus Nadi’ye anlatıyor, bu anılar aynı günlerde yayımlanıyor. Atatürk, veda sırasında Vahidettin’in şöyle dediğini aktarıyor: “Paşa, Paşa, şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunların artık hepsi bu kitaba girmiştir. Tarihe geçmiştir. Bunları unutun. Asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. Paşa, Paşa, devleti kurtarabilirsin!”
Mustafa filminde bu sözler yer alıyor ama arkası gelmiyor. Oysa Atatürk, Vahidettin’in bu cümlesini bir amaçla aktarıyor. Aktardıktan sonra, bu sözün gerçek anlamını yorumluyor, açıyor; Vahidettin’in bencilliğini, acizliğini, ufuksuzluğunu, Milli Mücadele ile hiç ilgisinin olmadığını anlatıyor. Mustafa filminde Atatürk’ün anıları, dincilerin istedikleri gibi kullanılıyor. Bu iyi niyetle de, bilinçle de, belgeselcilik ahlakıyla da bağdaşır bir tutum değil.
Tek kelimeyle ayıp!
Bu konuyu uzatmaya gerek yok. Meraklısı Atatürk’ün Hatıraları’nı okuyabilir. (F R.Atay, s. 122-124, T. İş Bankası Y. , 1965; yeni yayını: İsmet Görgülü, Atatürk’ün Anıları, s. 219-222, Bilgi Y., 1997 ) Ayrıca benim, “Vahidettin, M. Kemal ve Milli Mücadele” adlı kitabıma bakılabilir. Bu kitapta Vahidettin ve Atatürk ile ilgili bütün iddialar, yanlışlar, yalanlar ve doğruları yer alıyor, tabii bu veda sahnesi de. ( s. 232- 285)
Okurlarımın affına sığınarak bir hususu belirtmeyi gerekli görüyorum: Söz konusu kitabım, “Vahidettin, M. Kemal ve Milli Mücadele” hakkındaki bütün yalanların, yanlışların ve yutturmacaların derlendiği, sağlam belgelerle doğrularının açıklandığı 780 sayfalık bir çalışmadır. Bu çalışmaya bakmadan yakın tarihimizi anlatmaya çalışanların çoğu, yalan, yanlış ve yutturmaca tuzaklarına yakalanıyorlar.
Dinciler, o cümleyi, Atatürk’ün açıklamasını vermeden, yani hokkabazlık yaparak Vahidettin’i aklamak, Milli Mücadele’yi planlamış gibi göstermek için kullanırlar. Bu hayali kanıtlamak için bin dereden su getiriyor ve gülünç oluyorlar. Hem tarihe, hem okuyucularına, hem sağduyuya saygısızlık ediyorlar.
Can Dündar, bir belgeselci olarak ya bu sahneyi Atatürk’ün yorumu ile tamamlamalıydı ya da bu sahneye hiç yer vermemeliydi. Tamamlamadığı için tarihi tersine çevirmek için çabalayan yutturmacılar kafilesi içinde yer almış oluyor.
32. Gün’de şöyle bir açıklama yaptı: Bu sahneden sonra İngilizlerin Atatürk’ün geri çağrılmasını istedikleri, Vahidettin’in de İngilizlerin bu isteğini yerine getirdiği veriliyor. Bu bilgi, Vahidettin’in Milli Mücadele’yi planlamadığını belirtiyormuş.
Belirtmiyor oğlum!
Ne kendini kandır, ne bizi oyala. Düzelt o sahneyi!












Lütfen konuyu yorumlayın!