Subaylar-Deniz Som
Birkaç yıl öncesine kadar kamuoyu araştırmalarında Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye’nin en güvenilir kurumlarının en başında geliyordu. Bugün ne durumda? Zaman gazetesinde Mümtazer Türköne adındaki eski Türk-İslamcı yeni İslamcı profesör açıkça yazdı: “Ordumuzda esaslı bir demokratik denetim sorunu var. Bu durum da kurumsal bir zaaf ama bu zaafın giderilmesi demokratik kurumların sorumluluğunda. Mondros’ta ordumuzu lağvettik. Sonra Erzurum’da yenisini kurduk. Elbette bugün ordumuzu kapatmamız gerekmiyor. Ama ordumuzun kurumsal zaaflarının sebeplerine inilerek, kapsamlı çabalarla giderilmesi gerekiyor. Devletimizin, dolayısıyla ordumuzun itibarını başka türlü koruyamayız.”
Fazla söze gerek var mı? Zaaf içindeki ordunun itibarını korumak için gereken “demokratik” adımlar herhalde atılacak! Zaten, ufaktan atılmaya da başlandı!
Ardından “Mustafa” filmi ile üstlendiği önemli bir “görev”i başarıyla yerine getiren Can Dündar adındaki “belgeli” şahıs Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içinde bulunduğu duruma Milliyet gazetesinde şu tanıyı koydu: Halaskâr Zabitan!
Belgeli şahsın kaleminden: “Halaskâr Zabitan, 20. yüzyıl başında ‘memleket elden gidiyor’ diyerek bir araya gelen ve iktidarı devirmek üzere muhtıra veren ilk ‘kurtarıcı’ subay grubuydu. Örgütün belirleyici özelliği, vatanın tehlikede olduğunun hissedildiği her an ve yerde yönetime müdahale tutkusuydu. Koşullar elvermiyorsa, darbe koşullarını bizzat yaratarak; her tür yasadışı yöntemi ve suç örgütünü pervasızca kullanarak; koşullar olgunlaştığında silahla yönetime el koyarak.”
Fazla söze gerek var mı? Var! Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Prof. Dr. Süleyman Çelik söz istiyor: “Kurtuluş Savaşı’nı da ‘Halaskâr Zabitan’ yaptı ve Mustafa Kemal Atatürk bir ‘Halaskâr Zabitan’dı. Demek ki, Atatürk İstanbul’un işgalini, Yunanların İzmir’e çıkmasını sağladı ve böylece halkı kışkırtarak işgale karşı mitingler yapılmasını sağladı. Erzurum ve Sivas Kongrelerini yasadışı yöntemlerle topladı; koşullar oluştuğunda da Ankara’da ‘örgüt’ün merkezini yani Meclis’i açtı ve peşinden silahlı mücadeleye girişti!”
Subaylar tutuklanmıyor; ordu terhis ediliyor!












Lütfen konuyu yorumlayın!