Eski AKP Milletvekili Nevzat Yalçıntaş, Hz.Muhammet’in mezarının yıkılmasının gündeme gelmesi üzerine Atatürk’ün Suudi Kralı’na nota niteliğinde bir yazı göndererek, Hz. Muhammet’in değil mezarına, türbesinin bir taşına dahi dokunulursa bedelinin çok ağır olacağını bildirdiğini kaydetti. Belge, Dışişleri Bakanlığı tarafından doğrulanırken konuyla ilgili arşiv çalışmasının başlatıldığı bildirildi.
Emperyal Batı’nın Türkler hakkındaki bütün bu olumsuz, haksız, yersiz, önyargılı ve küçük düşürücü görüşlerine ve düşüncelerine “Bu husumet dünyası bizi reşit saymıyor” diyerek karşı duran Atatürk, Türk milletinin savaşın galipleriyle değil de, emperyalizm ile karşı karşıya olduğunu ilk gören ve teşhis eden devlet adamıdır.
Belgesel ama belgesi yok!
Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu, ’belgesel’olarak sunulan filmin belgelere dayanmadığına dikkat çekerek, “Filmin, Ata’ya karşı Batı’dan saldırıların arttığı döneme denk gelmesi düşündürücü” dedi.
Yunan olsam beğenirdim!
Gazetecİ Rahmi Turan, filmdeki tuzaklara dikkat çekti: Bir İngiliz ya da Yunan olsam bu filmi severdim. Filme öyle cümleler yerleştirilmiş ki, gençlerin bilinçaltına yanlış düşünceler şırınga ediyor.
Kurucusu olduğu Cumhuriyet’in 85. yıldönümünde, bir film nedeniyle, yeniden saldırılara uğrayan Mustafa Kemal’in, “Ben diktatör değilim. Kapıcı bile benden korkmaz” dediğini kaç kişi biliyor?..
Sanki o dönemde demokrasi ve demokrat bir lider varmış gibi kendisine hesap sormaya kalkanlar, aradan geçen 70 yıla rağmen günümüzdeki “seçilmiş diktatörleri”, “korku iktidarlarını” niçin eleştirmiyor acaba?..
Onu milletvekili seçtirmemek isteyen Meclis’e karşı, genel kurulda kendisine en ağır hakaretler yapanlara karşı bile diktatör olmayan Mustafa Kemal’e etkin olunca “diktatör” demek, etkin olmayınca da “yalnız, terk edilmiş” demek ne kadar insaflı ve bilimsel?




(ortalama 5 üzerinden 5 oy aldı)



(ortalama 5 üzerinden 5 oy aldı)



(ortalama 5 üzerinden 5 oy aldı)



(ortalama 5 üzerinden 5 oy aldı)



(ortalama 5 üzerinden 5 oy aldı)