Diyarbakır Atatürkçü Düşünce Derneği - Part 6

Turgut Özakman'ın Kaleminden: "MUSTAFA" »

[21 Aralık 2008 | Yorum Yok | 5 defa okundu]

Kadın düşkünü deyimi de çok rahatsız edici. Türkçede bu saygılı, edepli bir deyim değildir. Kaba, hesapsız, ham, paldır küldür bir anlatım. Hiçbir ciddi kitapta kadın düşkünü gibi bir nitelemeye rastlamadım. Herhalde Katolik papazı gibi kadınsız yaşamamıştır. Ama hayatın bu çok özel yanının mahrem kalmasına özen gösterdiği anlaşılıyor. Nöbet defterlerinde ve anılarda bu konuda bir bilgi yer almıyor. Bu çok özel konuya ona uyarak, aynı saygıyı göstermek doğru olmaz mıydı? Böyle bir dedikodu üslubunun bir Atatürk belgeselinde ne işi var? Aktarılmamış ne kadar çok olumlu, güzel, yol gösterici düşünce, duygu, olay, …

Turgut Özakman'ın Kaleminden: "MUSTAFA" »

[21 Aralık 2008 | Yorum Yok | 2 defa okundu]

Araştırmayanlar, bu konulardan elini, dilini çeksin; çocuklarımızın aklını kirletmesin
Bilmeyenler anlatmasın
32. GÜN İÇİN KISA BİR NOT
32. Gün bir açık oturum gibi oldu. Sayın Mehmet Ali Birand’ın oturum yöneticisi olarak tarafsız olması gerekirdi. Genç yardımcısını ve filmi korumak için çaba gösterdi. Dostluğu anlarım ama kurallar dostluktan daha önemlidir. Çok mütevazı bir açıklamada bulunmama izin veriniz. Yaşayan eski bir iki yayıncıdan biriyim. Yayın türlerinin kurallarını ilk kez yazılı olarak saptayan, açıklayan da benim. Bu tür programları yönetenlerin tarafsızlığı programa güvenilirlik ve düzey sağlar. Bu hususu belirtmeden geçemedim.
Sayın Baskın Oran’ın programa niye katıldığını anlamadım. …

Turgut Özakman'ın Kaleminden: "MUSTAFA" »

[21 Aralık 2008 | Yorum Yok | 5 defa okundu]

Bizi affet
Ey sevgili Atatürk!
Sana padişah/halife olman teklif edilmişti. Kabul etseydin haremin olacaktı, hazinen olacaktı, sarayların olacaktı, mutluluk ve keyif içinde bir ömür sürecek, içkini (afiyet olsun!) sarayında, gizli içeceğin için kimse de bu konuda olur olmaz konuşmayacaktı. Ama sen bu teklifi elinin tersiyle ittin. Milletinin geleceği için devrimler yolunu açtın. Bu nedenle kaç kez ölüm tehlikesi atlattın, iftiralara uğramayı göze aldın. İstedin ki yurttaşların bağımsız olsun, ilkellikten, bilgisizlikten, onursuzluktan, yoksulluktan, hurafelerden, din ve çıkar sömürücülerinden kurtulsun, ilerlesin, gelişsin, her alanda kalkınsın, ortaçağdan çıksın, çağının ve hayatın güzelliklerini paylaşsın, dilediği gibi …

Güncel Makaleler »

[3 Aralık 2008 | Yorum Yok | 20 defa okundu]
Organize Suçlar ve Fethullahçılar (2) - Dr. Necip Hablemitoğlu

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, fethullahçı organizasyonla ilgili savunma mekanizmasını bir an önce harekete geçirmek zorundadır. Bu organizasyon, kabul edilebilir inanç ve fikir özgürlüğü sınırlarını çoktan aşmış; laik hukuk sistemimizi ve de Anayasal düzenimizi yıkma noktasına gelmiştir. Özetle kaydetmek gerekirse, eğitim ve teknolojiye yatırım yaparak adım adım devleti elegeçirmeye çalışan fethullahçı organizasyon, mevcut kadrosu ve ekonomik-siyasal ve de dış destek-propaganda gücüyle Cumhuriyet Tarihimizin gelmiş-geçmiş en tehlikeli örgütüdür. İşte başlangıç için, devletin yetkili makamlarına bu cürüm teşekkülünün dağıtılması için bazı somut öneriler:

Güncel Makaleler »

[3 Aralık 2008 | Yorum Yok | 17 defa okundu]
Organize Suçlar ve Fethullahçılar (1) - Dr. Necip Hablemitoğlu

ORGANİZE SUÇLAR VE FETHULLAHÇILAR
Kırım Dergisinde yayınlanan “Fethullahçı İhaneti”(1) başlıklı yazının hemen ardından başlayan gelişmeler, Türkiye’deki ve A.B.D.’ndeki şeriatçı dayanışmanın boyutlarını da gözler önüne serdi. Fethullahçısı, ışıkçısı, yeni asyacısı ile seriatçıların önemli bir bölümü, “ataları Said-i Kürdi ile Hocaefendilerine (!) hakaret edildiği, dil uzatıldığı” gerekçesiyle ilk kez açık olarak maskelerini indirdiler ve gerçek yüzlerini ortaya koydular. Görünen yüz, asla ve asla “Türk”ün yüzü değildi!.. Türk’e ve Türklüğe de alenen saldıran bu iğrenç yüzü sahiplenenlerin sayısı -gerek Basında ve gerekse internette- hiç de az değildi.

Güncel Makaleler »

[3 Aralık 2008 | Yorum Yok | 4 defa okundu]
Fethullahçılar ve Hizbullahçılar (2) - Dr. Necip Hablemitoğlu

FETHULLAHÇILARIN SON GÜÇ DENEMESİ
Cemaate dahil kaynaklara göre, cemaatin “can düşmanı” ilan edilen kişiler için Kasım 2000′in ilk günlerinden itibaren başlatılan kapsamlı bir soruşturma el’an sürdürülmektedir. Hazırlanmakta olan kişisel dosyaların teknik danışmanlığını ise, cemaate bağlı istihbaratçılar yapmaktadır. Hedef isimlere ait her türlü bilgi -dedikodu ya da anekdot niteliğindeki bilgilerden yargı kararlarına kadar- toplanmakta; varsa zaafları, zayıf noktaları saptanmakta; hiçbir somut bilgi ve belgeye ulaşılamadığında ise, fabrikasyon haberler -ileride kullanılmak üzere- üretimine başvurulmaktadır.
Tüm bu hazırlıkların sonucunu görmek için düğmeye basıldığında ilk hedef belli olmuştur: Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı ve Sivil Toplum …

Güncel Makaleler »

[3 Aralık 2008 | Yorum Yok | 14 defa okundu]
Fethullahçılar ve Hizbullahçılar (1) - Dr. Necip Hablemitoğlu

Fethullahçıların son iki yıl zarfında başlarına gelen tüm olumsuzluklardan sorumlu tuttukları -biri TSK kökenli- beş “can düşmanı” için taşeron peşinde olduklarını hiç bileniniz var mıydı?!. Dahası, önce Ülkü Ocakları vasıtasıyla bu beş “can düşmanı”nın korkutularak pasifize edilmesi talebini içeren girişimlerin sözkonusu olduğunu; ancak Devlet Bahçeli’nin cemaate ve diğer şeriatçı yapılanmalara mesafeli davranışı nedeniyle olumlu yanıt alınamadığını kaç kişi bilir?!. Keza, cemaate bağlı emniyetçilerin devreye girmesi önerisinin riski nedeniyle geri çevrildiğini?!. Ve en önemlisi de “tedbir merhalesi”ndeki fethullahçıların, tedbiri bir kenara bırakarak hizbullahçılara müstakbel taşeron olarak yeşil ışık yaktıklarını?!.