Diyarbakır Atatürkçü Düşünce Derneği - Part 14

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | Yorum Yok | 10 defa okundu]
Türk Köylüsü

Türk köylüsünü “efendi” yerine getirmedikçe memleket ve millet yükselemez.
Memleket üretiminin artması, çeşitlendirilmesi için olduğu kadar herkes gibi köylünün de refah içinde yaşamasını temin için bir ( tesis kredisine ) ihtiyaç vardır. Bu görüş, büyük çiftlik ve arazi işletenlere ait olmayıp daha çok küçük çiftçileri ilgilendirir. Varlığından büyük iş tutarak büyük kâr yapmak için herşeyi borçla sağlamanın yolunu bulanlar genellikle üzücü sonuçlarla karşılaşmışlardır. Bu gibilere gerçek varlık ve ihtiyaçlarından daha çok kredi açmak ve böylece onları kötü neticelerle karşılaşmaya teşvik etmek uygun değildir.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | Yorum Yok | 49 defa okundu]
Türk Ordusu - Türk Askeri - Vatan Savunması

Ben askerliğin her şeyden ziyade sanatkârlığını severim. ( 1912 )
Ordunun vazifesi, vatanı çiğnemek isteyen düşmana karşı ayağa kalkmaktır. Bu kalkış, elbette yerinde durmak için değil, düşmana atılmak için olursa kalkılmış olduğuna değer. ( 1914 )
Kumandanlar her hal ve andaki duruma karşı gereken tedbirleri tereddütsüz ve süratle almaya mecburdurlar. ( 1914 )
Herhalde askerlerimizin ruhunu kazanmak bizim için bir vazife olduğu gibi evvelâ onlarda bir ruh, bir emel, bir karakter yaratmak da Allah’tan ve Medine-i Münevvere’de yatan Cenâb-ı Peygamber’den sonra bize yöneliyor. ( 1914 )

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | Yorum Yok | 4 defa okundu]
Türk Devrimi

 
Kara taassup seni parçalamaya bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin!
Medenî ve beynelmilel kıyafet, bizim için, çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz.
Bundan sonra Türk ırkı, kadınlarını, erkeklerinin yapmaya mecbur olduğu askerlik vazifesi dahil, bütün hizmetlere ortak ederse, Etiler’de, İskitler’de, Amazonlar’da olduğu gibi kendi ırkından başkalarının hiçbir yardıma muhtaç olmaksızın büyük millî ülkülerine başlı başına ve müstakil olarak yürümek kabiliyetini kazanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin esas düşüncesi, kadınları değil, erkekleri dahi, savaş meydanına götürmektir. Fakat Türk Ulusu’nun yüksek varlığına, herhangi taraftan olursa olsun, ilişildiği zaman, işte o vakit Türk …

Avrupa »

[17 Ekim 2008 | Yorum Yok | 5 defa okundu]
Medice, Cura Te Ipsum - Özdemir İnce

Latinler herkese akıl veren ama kendisi akıl kıtlığı çeken kimselere “Medice, cura te ipsum!” (”Doktor, sen kendini iyileştir”) derlerdi. Ecnebilerin, Yargıtay Başsavcısı’nın açtığı davaya karşı gösterdikleri tepkileri okurken, her seferinde, “Medice, cura te ipsum!” demek zorunda kaldım.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | Yorum Yok | 0 defa okundu]
Tarih

 
Millî bilincin ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmaya mecburuz.
Eğer bir millet büyükse, kendisini tanımakla daha büyük olur.
Ben, Timur zamanında olsaydım, onun yaptığını yapabilir miydim; onu söyleyemem fakat o benim zamanımda olsaydı, belki daha fazlasını yapabilirdi. ( Mahmut Esat Bozkurt, Yakınlardan Hatıralar, S. 96 )
( Ankara ve İstanbul şehirlerinden birine “Atatürk” adı verilmesi için bir kanun teklifi hazırlığı üzerine verdiği cevap: ) Bir adın tarihte kalması ve ağızlarda söylenmesi için, şehirlerin temellerine sığınmak şart değildir. Tarih zorlanmayı sevmeyen nazlı bir peridir. Fikirleri tercih …

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | 1 Yorum | 16 defa okundu]
Spor ve Sağlık

 
Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılamaz. İdrak ve zekâ, ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zekâ ve kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | Yorum Yok | 4 defa okundu]
Siyaset İlmi, Devlet İdaresi

 
Prensibimiz hiç kimseyi, olayların sivrilttiği kişiler etrafında eli göğsünde durdurmak gayesini hedef almaz.
Asla hatırdan çıkarmamalısınız: Bizim en büyük kuvvetimizi, bugün de yarın da dürüst, açık bir siyaset ve sözlerimize bağlılık teşkil edecektir.
Benim havarîlerim yoktur. Memleket ve millete kimler hizmet eder ve hizmet liyakat ve kudretini gösterir ise, “havari” onlardır.