Artık bir gerçek iyice su yüzüne çıktı.
Gündemde ne varsa “Ergenekon organizatörleri” ilgili ses bandını vs hemen yandaş medyaya sızdırıyorlar.
Yandaş medyada sızdırılan bilgiyi hemen manşetine taşıyor.
Bu durumu ilk başlarda kamuoyu pek anlamıyordu. herkesin kafasında “acaba” sorusu vardı.
Ancak…
Artık yapılanların psikolojik savaş metodu olduğu net olarak ortaya çıktı.
Peki hala göze sokarcasına bunu yapmaya neden devam ediyorlar?
Aslında yaptıkça batmıyorlar mı? Farkında mı değiller?
Hayır.
Sebep kaybettiklerine inanmaları. Bunu gördükçe daha da azgınlaşıyor, daha da kabalaşıyorlar!
Neden kaybettiler?
Bir kere Silivri mahkemesi sanıkları teker teker salıvermeye başladı.
İkincisi 29 mart seçimlerinde aldıkları hezimet; halkın Ergenekon masallarına inanmadığını ortaya çıkardı.
Üçüncüsü TSK …
Haftalardır yandaş medya yazmadığını bırakmadı.
Tehditler bile savurdu.
“Fişleneceksiniz. Gözaltına alınacaksınız” denildi
Yani insanları korkuttular.
Ancak Tandoğan Meydanı’nda yandaş medyanın hiç ummadığı bir kalabalık toplandı.
Ankara’da yüzbini aşkın insan toplandı.
ADD’nin en başta Ergenekon Soruşturması’nı protesto etmek için gerçekleştireceği mitinge, demokratik kitle örgütleri, sendikalar, meslek odaları ve üniversitelerin ve çok sayıda vatandaş destek verdi.
Miting alanına gelenlerin, Türk bayrakları ve Atatürk posterlerinin yanı sıra “Vatan toprağı kutsaldır”, “Laiklik adam olmaktır”, “Ya istiklal ya ölüm”, “Yargıya uzanan eller kırılsın”, “Türkiye laiktir laik kalacak” yazılı pankartlar taşıdıkları görüldü.
Katılımcılar, Tandoğan Meydanı’na, oluşturulan kontrol noktalarından kapsamlı üst araması yapıldıktan sonra alındı.
Miting sırasında …
İSLAM âleminin son halife adayı Fatih Sultan Recep, birincil savcısı olduğu Ergenekon için geçenlerde“Birbiriyle alakasız gibi görünen sorunların hangi kirli ellerle kördüğüm haline geldiğini görüyorsunuz” demişti.
Birbirini tanımayan kişilerin, birbiriyle bağlantısı kurulamayan olayların aynı “terör örgütü” içinde bir araya getirilmesi gerçekten bir kördüğümdü ama sultan hazretlerine göre kördüğümün çözülmesinde çoğu gitmiş azı kalmıştı ve herkes kurulmakta olan partizan polis devleti kervanına katılacaktı!
Fakat şu işe bakın ki kördüğüm bir ucu polisin daha doğrusu f tipi polisin ayağına dolandı!
12 Haziran 2007’de Ümraniye’de bir gecekondunun çatısında bulunduğu açıklanan ve Ergenekon dalgalarının“birinci cephaneliği” sayılan 27 el bombası, polisin elinde patlamışa benziyor! …
“Asıl kurtuluş, sosyal yapıdaki hastalığı bulmak ve iyileştirmek yollarını aramakla elde edilir. Ancak bilimsel yol tutulursa, sağlık gerçekleşebilir. Bu ulusu ulus yapan, ilerleten ve geliştiren güçler vardır. Düşünce güçleri, sosyal güçler… Düşünceler anlamsız, faydasız, akla sığmaz saçmalıklarla dolu olursa, o düşünceler hastalıklıdır. Bir de sosyal yaşayış, akıldan mantıktan uzak, faydasız, zararlı birtakım görenek ve geleneklerle dopdolu olursa, yaşam sayılamaz. İlerleyemez, gelişemez, inmeliler gibi, yerde bocalar kalır.”
27 Ekim 1922 günü Bursa’da öğretmenlere böyle sesleniyordu: “Bugünün çocuklarını yetiştiriniz. Onları ulusa yararlı insanlar yapınız. …
DAHA DÜN İSTANBUL’DA YASA DIŞI HAİN TERÖRİSTLERCE 1 EMNİYET AMİRİMİZ VE DİYARBAKIRLI EMEKÇİ 1 EVLADIMIZ. HUNHARCA VE ALÇAKÇA ŞEHİT EDİLMİŞ, 7 GÜVENLİK GÖREVLİMİZ DE YARALANMIŞTIR.
BU GÜN DE SİYONIST HAÇLI ZİHNİYETİ TAŞIYAN BATILI DEVLETLERİN SİLAHLI TAŞARONLUĞUNU YAPAN BÖLÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’ LI TERÖRİSTLERCE …
“Bugün benim doğum günüm-Fakat anneme küskünüm”. Çocukluğumuzda böyle bir şarkı vardı. Şimdilerde 23 Nisan için hangi şarkı var?
Üç gün öncesi de benim doğum günümdü. Bir kez yazmıştım Türkiye Cumhuriyeti’nin ağabeyi sayılırım diye. Belki de son Osmanlı, ne derseniz deyin!..
Her 23 Nisan, benim için kutsal bir gündür. Atatürk’ün Türk ulusuna, Türk çocuklarına armağan ettiği bir bayram…
“23 Nisan Türkiye ulusal tarihinin başlangıcı ve yeni bir dönüm noktasıdır. Bütün bir düşmanlık dünyasına karşı başkaldıran Türkiye halkının, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni meydana getirmek konusundaki yamanlığını belirtir.”
M.K. ATATÜRK
(23 Nisan 1922)
Yeni Türk devletinin kuruluş sürecinin tamamlandığı tarih 23 Nisan 1920’dir. Çünkü 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkması ile başlayan Anadolu ihtilali, 23 Nisan 1920’de Meclis’in açılması ile tamamlanarak tabanı ulus olan, yani ulusa dayalı yeni bir devletin kuruluşu ile sonuçlandırılmıştır.
Bu Meclis’in temeli, özü onun ulusa dayalı …




(ortalama 5.00 üzerinden 5 oy aldı)



(ortalama 5.00 üzerinden 5 oy aldı)



(ortalama 5.00 üzerinden 5 oy aldı)



(ortalama 5.00 üzerinden 5 oy aldı)



(ortalama 5.00 üzerinden 5 oy aldı)