Kuvayi Milliye Destanı-Dördüncü Bap-Nazım Hikmet Ran | Diyarbakır ADD
Anasayfa » Şiirler

Kuvayi Milliye Destanı-Dördüncü Bap-Nazım Hikmet Ran

15 Ekim 2008 91 defa okundu Yorum Yok

 

DÖRDÜNCÜ BAP
 

NURETTİN EŞFAK’IN BİR MEKTUBU
ve
BİR ŞİİRİ

 
 

Kardeşim,
sana bu mektubu Ankara’da Kuyulu kahvede yazıyorum.
Hep aynı Anadolu havalarını çalıyor gramofon
                     kocaman bir boru çiçeğine benzeyen ağzıyla,
Dışarda yağmur…
Mektepten istifa ettim.
Cepheye gidiyorum ihtiyat zabitliğiyle.
Çocuklarımıza Türkçe okutmak,
öğretmek, sevdirmek onlara
              dünyanın en diri, en taze dillerinden birini,
                                                       kendi dillerini,
                                                                güzel şey,
                                                                  büyük şey.
Fakat bu dilin insanları için çakmak çalmak cehpede
                                                            daha büyük
                                                            daha güzel.

Biliyorum :
            iş bölümünden bahsedeceksin.
Fakat, Ankara’da çocuklara ders vermek,
bozkırda ateş hattına girmek
                                       haksız ve hazin
                                                 bir iş bölümü.
Öyle günlerde yaşıyoruz ki
ben bir iş yapabildim diyebilmek için :
hep alnının ortasında duyacaksın ölümü.

Bak, tam sana bunları yazarken
asker geçiyor sokaktan ;
yağmurda harap postallarının meşinini ıslatarak
Meclis’in önüne doğru iniyorlar,
                        İstasyona gidecekler.
Ve türkü  söylerken, her nedense her zaman yaptığı gibi,
                   sesini incelterek marş okuyor genç Türk köylüsü :
                          «Ankara’nın taşına bak,
                            gözlerimin yaşına bak…»

Yüzleri mühim, dalgın ve yorgun.
Tıraşları uzamış biraz.
Elleri büyük ve esmer.
Elâ gözlüler, kara gözlüler, mavi gözlüler.

Yine birdenbire Yunus Emre geldi aklıma.
Başka türlü anlıyorum ben Yunus’u :
Bence onda bütün bir devir dile gelmiş Türk köylüsü :
                                      öte dünyaya dair değil,
                                          bu dünyaya dair kaygılarıyla…

Bir şiir yazdım,
garip bir şiir,
«Türk Köylüsü» diye.
Bir tuhaf mı oluyor böyle günlerde şiir yazmak?
Her ne hâl ise, hoşça kal, gözlerinden öperim.


                                                          Kardeşin
                                                      Nurettin Eşfak
 
 
 
 
 

TÜRK KÖYLÜSÜ

Topraktan öğrenip
                      kitapsız bilendir.
Hoca Nasreddin gibi ağlayan
                       Bayburtlu Zihni gibi gülendir.
Ferhad’dır
               Kerem’dir
                               ve Keloğlan’dır.
Yol görünür onun garip serine,
analar, babalar umudu keser,
kahbe felek ona eder oyunu.
Çarşambayı sel alır,
bir yâr sever
                   el alır,
kanadı kırılır
                   çöllerde kalır,
ölmeden mezara koyarlar onu.
O, «Yûnusû biçâredir
       Baştan ayağa yâredir»,
ağu içer su yerine.
Fakat bir kerre bir derd anlayan düşmeyegörsün önlerine
ve bir kerre vakterişip
                                «-Gayrık yeter!…»
                                                    demesinler.
Bunu bir dediler mi,
«İsrâfil sûrunu urur,
           mahlûkat yerinden durur»,
toprağın nabzı başlar
                          onun nabızlarında atmağa.
Ne kendi nefsini korur,
                          ne düşmanı kayırır,
«Dağları yırtıp ayırır,
  kayaları kesip yol eyler âbıhayat akıtmağa…» 

1 oy2 oy3 oy4 oy5 oy (Henüz Puanlanmadı)
Loading ... Loading ...


Lütfen konuyu yorumlayın!

Yorumunuzu aşağıya yazın, ya da geri izleme aracını kendi sitenizden bize linkleyerek verin. Ayrıca yorumlarınızı RSS yoluyla da yapabilirsiniz

Dikkatli dil kullanın, konu içeriğine uygun yazın. Aynı içerikten defalarca gönderimde bulunmayın.

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumlarınızda Gravatar görseli kullanmak istiyorsanız lütfen kayıt olun.Gravatar.