KEMALİZM VE TÜRKİYE-METİN AYDOĞAN
Metin Aydoğan aydın bir araştırmacı. Bu iki ciltlik kitabı 5,5 yılda yüzlerce kitabı tarayıp, analiz edip, özümseyerek yazmış. Dünyaya egemen olan batı devletlerinin az gelişmiş ülkelere egemenliklerini kabul ettirmek için ve 19. ve 20. yüzyıldaki stratejilerini çok güzel özetliyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün batının bu yayılmacı devletlerine karşı tarihin ilk sistemli ve zaferle sonuçlanan başkaldırısını nasıl gerçekleştirdiğini anlatan yazar, bu kıvılcımın benzer baskılar altında inleyen mazlum ulusların uyanışlarını nasıl ateşlediğini de ülkeleri teker teker inceleyerek okuyucuya sunuyor. Türkiye’nin Atatürk’ün ölümüyle birlikte Kemalizm’in ekonomik sitemi olan karma ekonomiden uzaklaşmaya başladığını, 1945’ten sonra ise bu kopuşun gittikçe hızlandığını belirten yazar, Kemalizm döneminde (1923-1938) elde edilen başarıların nasıl kaybedildiğini ve IMF’e (yani batı dünyasına [NS]) en borçlu ülke durumuna gelişimizi çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. Bugün Kemalizm’in karma ekonomi modelini uygulayan Çin’in kısa zamanda dünyanın bir numaralı ekonomisi olmaya aday olduğunu da vurguluyor. Ekonomik bağımsızlığa ulaşamayan ya da bizim gibi ulaştıktan sonra içten ve dıştan çeşitli ayak oyunları ile tekrar kaybeden ulusların uygarlaşmak ve refaha kavuşmak için önlerindeki tek yolun küreselleşmeden değil, aksine ulusalcı bir çizgide geliştirilen ekonomi politikalarından geçtiğinin altını çiziyor.
Atilla İlhan, kitabın arka kapağında şöyle diyor:
“Metin Aydoğan’ın, ‘Yeni Dünya Düzeni, Kemalizm ve Türkiye’ başlıklı iki büyük ciltlik çalışması, ülkemizin 20. yy. boyunca yaşadığı çalkantılara, öyle değişik, o kadar alışılmadık -fakat doğru ve gerçek- açılardan öyle ışıklar tutuyor ki, tespitleri’ ve ’sonuçları’ çok fazla alakaya layık. Zincirleme tartışmaları yapılmalı, kapsamlı eleştirilere açılmalı ve ortaklaşa okunup irdelenmelidir. Metin Aydoğan bu eseri ile 12 Eylül ‘parantezi’nden bu yana sona ermiş gibi görünen, bu ülkeyi ve tarihini anlama, yeryüzündeki gelişme süreci içindeki yerine koyma çabalarını, hem yeniden başlatıyor hem de enine boyuna yayarak sürdürüyor. Bu kitabı, okumadan olmaz…”











Lütfen konuyu yorumlayın!