Yazının yeri Kemalizm Kategori
Kemalizm »
KOMİSYON RAPORU
Bu önerge önce komisyona gönderildi ve ertesi gün komisyondan gelen rapor ” ABD mandası ” niteliğine büründü. ( Ş. Turan , Atatürk. s. 254)
8 Eylül günkü Kongre müzakerelerine geçmeden önce 7 Eylül gecesi, yani Kongre’nin 4. günü gecesi yapılan bir toplantıyı burada dikkatlere sunmakta yarar vardır.
Gece Mustafa Kemal’in odasında Mazhar Müfit Kansu ve Hüsrev Sami Kızıldoğan birliktedirler.
Bu sırada Mazhar Müfit, gündüz Kongre sırasında geçen bir olayı aktardı.
Denizli delegesi Necip Ali ile Afyon delegesi Salih Sıtkı Bey’in ” Sıvas’ta bağımsız bir hükümet kurulması ” için Kongre’ye bir teklif vermek …
Kemalizm »
19 Mayıs 1919′da Atatürk Samsun’a ayak basınca, kafasında vatanın ve ulusun nasıl kurtarılacağına dair model kesinleşmişti: “Ya bağımsızlık, ya ölüm.” Ancak bağımsızlık düşüncesini tam anlamıyla kafalarında biçimlendirmeyenler hâlâ “manda” konusunda çalışmaktaydılar.
Atatürk, Samsun’dan Amasya’ya doğru yol alırken mandacılık konusunda İstanbul’da ikinci önemli girişim yapıldı. Üç önemli Osmanlı generali:
Ahmet İzzet Paşa (Furgaç): Eski Genelkurmay Başkanı, Harbiye Nazırı, eski Sadrazam.
Cevat Paşa (Çobanlı): Eski Genelkurmay Başkanı.
Kemalizm »
Atatürkçülük ne demektir?
Atatürkçülük, kısaca ulusal bağımsızlık ve ulusal onur demektir. Atatürkçülük, özetle antiemperyalist bir kurtuluş savaşını başlatan ve sürdüren bir eylem ve öğretidir.
- Amacımız , ulusal sınırlarımız içinde toprak bütünlüğümüzü ve ulusal tam bağımsızlığımızı sağlamaktır. Buna engel olmak üzere karşımıza çıkacak kuvvet, kim ve ne olursa olsun hiç duraksamadan çarpışırız ve başarı kazanırız. Bu konuda karar ve inancımız kesindir.
Atatürkçülüğü, “tam bağımsızlık” inancından ayırmanın ve çok yönlü uluslararası ipotekleri “Atatürkçülük” adına savunmanın hiç olanağı yoktur.
Kemalizm »
Önceki yazımda bazı somut bilgiler vardı.
ABD’li bazı “servis”lerin, Türkiye’ye yönelik çabaları ile ilgili bilgilerdi bunlar. Atatürk’ü ve Kemalizm’i yıkmak için gösterilen çabalar yanyana geldiğinde, ortaya yadsınamayacak bir tablo çıkıyordu. Ama bu tabloya eklenecek, birkaç fırça darbesi daha kalmıştı.
Varan bir:
“CIA İstasyon Şefi” Paul Henze, 1993 yılında bir rapor hazırlıyor; ama “yeni dünya düzeni” ile birlikte gerekliliği de kalmamıştır. “Klasik Atatürkçülük” ölmüştür… Aydınların imam hatip okulları konusundaki endişeleri yersizdir. İran ve Arap parası ile desteklenen köktendincilik, Türkiye için ciddi bir tehlike değildir…
Kemalizm »
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün milliyetçiliği (ulusalcılığı) terör kapsamında gördüğünü açıklamış olması, olup bitenleri açıkça ortaya koyduğu için gerçekten çok iyi olmuştur. Böylece, Türkiye’nin nereye sürüklenmekte olduğu resmi bir biçimde belgelenmiş ve kimin ne olduğu anlaşılmış bulunuyor. Bu resmi belgeyi düzenleyenlere Türk milleti teşekkür borçludur.
Milliyetçiliği terör kapsamında görmek ne demektir?
Kemalizm, ustalan »
Hepimiz, Atatürk’ün gençliğe hitabesini biliriz. Atatürk’ün, 1924′te Orhun Yazıtları kitabını okuduktan sonra, Bilge Kağan’ın “Ey Türk, üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir ki. Ey Türk! Öykün ve kendine dön!” dediği bölümün yanına, “Büyük Nutuk, böyle bir hitabe ile son bulacaktır” diye not düşmüş olduğunu ise çoğumuz bilmeyiz. Kitap, halen Anıtkabir’dedir.
Büyük Atatürk, Türk gençliğine Bilge Kağan gibi hitapta bulunmuş ve yine benzer şartlarla karşılaşırsa ne yapması gerektiğini söylemiştir. Tek tek inceleyelim:
Kemalizm »
Amerikalı tarih profesörü Arnold Ludwig, geliştirdiği metodoloji ile 20′nci yüzyılın liderlerinin başarı ve önem derecelerini sınıflandırmış. Belirlenen 11 kriterlere göre Atatürk, 31 puanla birinci sırada gelerek, 20′nci yüzyılın en büyük lideri olmuş.
Atatürk’ü 30 puanla Çinli lider Mao Zedung, 30 puanla Amerika başkanlarından Franklin Roosevelt izliyor. Onların ardından da Gorbaçov, Churchill, Mandela ve Clinton geliyor.
Kemalizm, ustalan »
Daha birkaç yıl öncesinde Putin, Samsun limanındaydı; adına mavi hat denilen gaz borusunun vanasını açacaktı. Söze Anadolu’nun kurutuluşu için ilk adımın Samsun’da atıldığını söyleyerek başlamıştı.
Putin’in yanı başındaki T.C. Başbakanı ise, ne o ilk adımdan ne de Anadolu’nun kurutuluşundan söz etmişti. Kendisi için hazırlanan konuşma metnindeki bazı satırlar liman kargaşalığına karışmıştı. Belki de, vatanın enerji düzenini yabancı devlete emanet etmenin 19 Mayıs ruhuna aykırılığını düşünmüş ve bizi utandırmak istememişti.
Her 19 Mayıs yıldönümünde bir iki özgün film karesi gelir gözlerimin önüne: İşgalci Fransız mareşali Karaköy rıhtımına çıkmaktadır.
Kemalizm »
Türk dış politikası içeriksiz ’stratejik ortaklıklara’, başka egemen güçlerin sözcülüğünü yapmaya indirgenmiş durumda. Oysa Atatürk’ün dış politikası, ideolojik kökenini Kurtuluş Savaşı’ndan alan, hayalperestlikten uzak, ülke güvenliğini ön plana çıkaran bir yaklaşımı sergiler.
Türkiye’nin dış politikada yaşadığı savrulma ve yön kaybı, gerek bölgedeki gelişmelerle, gerekse AB ve ABD karşısındaki çekingen, etkisiz, edilgen politikalarla doruğa çıkmıştır.
Kemalizm »
Asyalı yeni bir inanca kavuşmuştur; onun alınyazısı sömürge halkı olmak değil, hür ve bağımsız yaşamak, Avrupalı’nın pazarı durumuna düşmemek, kaynaklarını kendi gücüyle kendisi için kullanmaktır. Gücü bu amaca ulaşmaya yeterlidir.
Çanakkale Zaferi sömürgelerin, mazlum milletlerin hürriyet ve bağımsızlık savaşına başlamaları için gerekli düşünce ve inanç ortamını hazırlamıştır.
Kemalizm »
Mücadele ve savaş… İnsanlar mücadele eder, milletler savaşır. Hayatın ve tarihin gerçeklerinden biri. Bütün çabalara rağmen insanlar arasında sürekli uyum, milletler arasında sürekli barış kurulamamış, yer yüzünde kavgasız, çatışmasız bir dönem yaşanmamıştır. Çünkü mücadeleyi, savaşı doğuran sebepler ortadan kaldırılamamıştır.
Mücadeleler, savaşlar birer sonuçtur; onların arkasında yatan sebepler vardır; sebepler yok edilmedikçe sonuçlar da zaman boyunca akıp gidecektir.
Tarih boyunca savaşlar türlü sebeplerden meydana gelmiştir; coğrafyadan, toplum ve devlet yapısından kaynaklanan savaşlar gibi.
Kemalizm »
“Hangi istiklal vardır ki, yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.” Atatürk
Her şey İzmir’in işgaliyle daha doğrusu, Mondros Mütarekesi’nin haksız ve adaletsiz uygulamaları ile başlamıştı. Bu durumu Mustafa Kemal’den dinleyelim: “İzmir’in Yunan askerlerince işgali olayı, yakından temasta bulunduğum ulusun ve ordunun kalbini tasavvur edilemez ve anlatılamaz kertede kanatmıştır.”
Kemalizm »
22/06/2008 Günü geçirdiği ani kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan değerli hocamız Rıza GÜL 24/06/2008 günü Gaziantep Asri mezarlığında defnedilmiştir. Ebedi istirahatgahına uğurladığımız sevgili hocamıza Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabırlar diliyoruz.
Taziye yerimiz Kültür sarayı 5. kat no:24′te bulunan Diyarbakır ADD bürosudur.
DİYARBAKIR ADD AİLESİ
Kemalizm »
Derneğimizin Diyarbakır Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. A. Rıza GÜL 22/06/2008 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet ailesine ve dostlarına başsağlığı diliyoruz.
Seni Unutmayacağız!
RIZA HOCAM
Dâvâ Arkadaşların
Kemalizm »
YARD. DOÇ. DR. RIZA GÜL
1956 yılında Kilis’te doğdu. İlkokul ve ortaokulu bitirdikten sonra lise öğrenimini Gaziantep’te Atatürk Lisesi’nde tamamladı. Yoksul bir köylü ailenin en küçük çocuğu olan Rıza Gül, çocukluk yıllarında öğrenim hayatını devam ettirebilmek için Kilis’ten Ceyhan yaylalarına hayvan otlatarak ve çalışarak hayata hazırlanmıştır.
Gaziantep ATATÜRK LİSESİ yaşamında bir dönüm noktası olmuş ve Atatürkçü Düşünce Sistemi kafasına ve ruhuna yerleşmiştir.


