Yazının yeri Kemalizm Kategori
Güncel Makaleler, Haberler, Kemalizm, emperyalizm, haber »
Kürt açılımında boğulan AKP’ye ıslak belge can simidi ve sızlanan TSK
Hiç kuşkum yok, bu ıslak ya da kuru imzalı belge işi gündemi ters-yüz etme hesabıyla beraber TSK’ya operasyondur!
Bunu ispat etmek için fazla bir çabaya da ihtiyaç yok!
Her şey delilli ispatlı ortada!
Aylar önce hakkında kıyametler koparılan fotokopi bir belgenin gerçeği, böyle bir zamanlama ile yani AKP’nin Kürt açılımında boğulduğu bir süreçte can simidi diye ortaya çıkarılıyorsa, bunun ne anlama geldiğini kavramak için dahi olmaya gerek yoktur!
Şu tabloya bakar mısınız?
Hatırlayın, AKP mayınlı arazi olayında zora düşünce yine bu belge olayı gündeme sokulmuştu!
Belge …
Duyurular, Güncel Makaleler, Haberler, Kemalizm, emperyalizm, haber »
Adına ne derseniz deyin…..
Teröristlerin silahı bırakıp dağdan inmesini,
Artık akan kanın durmasını,
Böyle bir durumda Devlet’in de kucaklayıcı olmasını elbette isteriz.
Ancak bu terörist ve yandaşlarının ;
Kimin talimatı ile geldiklerine,
Geliş şekillerine ve tavırlarına,
Karşılayanların söylem ve davranışlarına,
Taşınan terörist resimlerine ve pankartlara,
Attıkları sloganlara,
Yol boyunca yapılan taşkınlık ve gösterilere,
Yapılan mitingler ve siyasi açıklamalara,
Getirdikleri mektuptaki Kürdistan tanımlarına,
Kameralara karşı yaptıkları zafer işaretlerine,
Kullandıkları Savaş,Barış ve Taraf kelimelerine,bakacak olursak,
Ne gelenlerin ne de karşılayanların söylem ve tavrı,hiçte öyle Devlet’in iyi niyetine vefa gösteren bir yaklaşım içerisinde olmamıştır.Tam aksine, aynen savaş kazanmış işgalci edası içerisinde olmuştur.Bırakın bu Ülke’nin vatandaşı olma sorumluluğunu,en ufak …
Güncel Makaleler, Haberler, Kemalizm, Tanıtım, emperyalizm, haber »
#author_article a, p, div{ font-size: 9pt; fot-family: Arial; }
AB, başta Ortlander raporu olmak üzere, belirli aralıklarla yaptığı açıklamaları veya değişik komisyonlarında yazılan raporları ile Atatürk’e saldırmayı, adeta sürecin bir parçası haline getirdi.
İlk saldırıdan tutun, bu ay vaki olan son saldırıya kadar, muhatap (hükümet) iktidar veya muhalefetten ses yok. Ciddi bir tepki yok. Tekzip talebi yok.
Ne kadar garip ve enteresan, ayıp ve utanç verici değil mi?
Bu saldırılar kapsamında; önce Atatürk resimlerinin indirilmesi istendi.
Şimdi de, Atatürk’ü koruma kanununun kaldırılmasını istiyorlar.
Onlar, kendilerine gerekli cevabın verilememesinin cesareti ile bu isteklerde bulunadursunlar, Ankara’nın Başkent oluşu …
Güncel Makaleler, Haberler, Kemalizm, emperyalizm, haber »
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Azerbaycan illerinden geri çekilmeyi değil, Karabağ’ı Ermenistan’a bağlayacak bir “güvenlik koridoru” oluşturmayı müzakere ettiklerini savundu ve “Aliyev yanlış konuşuyor. Toprak iadesi meselesini ne zaman ve nerede görüştüğümüzü söylesin” dedi.
Türkiye’nin, 10 Ekimde imzalanan protokolleri onaylamaması durumunda, “gereken adımları atacaklarını” kaydeden Sarkisyan, “Şu anda top Türkiye’de. Olayların gelişmesini beklemek için de yeterli sabrımız var” dedi.
Tayyip Erdoğan, “Ermenistan, işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmedikçe TBMM, protokolü onaylamaz” diye durumu idare ediyor. Peki şimdi “Top Türkiye’de” denildiğine göre, Erdoğan’dan nasıl bir adım atılması bekleniyor?
Elbette Ermenistan sınırını açması isteniyor. Hem de yıl …
Atatürk, Avrupa, Bunları Biliyor musunuz?, Kemalizm, emperyalizm »
Bazı sözler, yargılar, dahası uyarılar, hiçbir zaman geçerliliğini yitirmezler, eskimezler. Hep günceldirler. Bakın, işte Atatürk günümüzde olup bitenler için ne diyor, bizleri nasıl uyarıyor:
“Ülkemizde pek çok yabancı parası akıyor ve birçok propagandalar yapılıyor. Bundaki amaç pek açıktır ki, ulusal hareketi sonuçsuz bırakmak, ulusal emelleri felce uğratmak, Yunan, Ermeni emellerini ve vatanın bazı önemli bölümlerinin işgali amaçlarını kolaylaştırmaktır.”
Sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Bununla birlikte her dönemde, her ülkede ve her zaman ortaya çıktığı gibi bizde de yürek ve sinirleri zayıf, algılama yeteneğinden yoksun insanların yanı sıra kişisel gönenç ve çıkarını vatan ve ulusunun zararında …
Kemalizm »
Zafer Üskül’ün, “Anayasa’dan Atatürk milliyetçiliğini çıkaralım” sözleri, daha eski bir tartışmayı hatırlattı!
Foreign Affairs dergisinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Avrupa Birliği’ne bakışıyla ilgili ortak bir makale yayınlayan üç yazar; Ersin Aydınlı, Nihat Ali Özcan ve Doğan Akyaz, “AB süreci, ordunun Türkiye’ye dönük tehditleri bertaraf etmeyi amaçlayan ideolojisini sürdürme gereği duymadığı bir noktaya gelirse, TSK Kemalizmi de yeniden tanımlar” ifadesini kullanmışlardı!
***
Aslında “Egemenlik kavramı değişmiştir” veya “Egemenliğin devri tartışılmalıdır”, hatta “TSK’nın Avrupa Birliği’ne karşı olduğunu söyleyeni Allah çarpar” gibi sözler, bu tanımlama girişiminin yeni bir şey olmadığını göstermektedir.
Bu yönelimin gerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nde, gerek …
Kemalizm »
“23 Nisan Türkiye ulusal tarihinin başlangıcı ve yeni bir dönüm noktasıdır. Bütün bir düşmanlık dünyasına karşı başkaldıran Türkiye halkının, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni meydana getirmek konusundaki yamanlığını belirtir.”
M.K. ATATÜRK
(23 Nisan 1922)
Yeni Türk devletinin kuruluş sürecinin tamamlandığı tarih 23 Nisan 1920’dir. Çünkü 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkması ile başlayan Anadolu ihtilali, 23 Nisan 1920’de Meclis’in açılması ile tamamlanarak tabanı ulus olan, yani ulusa dayalı yeni bir devletin kuruluşu ile sonuçlandırılmıştır.
Bu Meclis’in temeli, özü onun ulusa dayalı …
Atatürk, Kemalizm »
Atatürk, İngilizlerin mandası altına giren Filistin’de yoğunlaşan Yahudi göçü ve dinsel yayılmanın hızla yol aldığı bir dönemde Yahudi Devleti kurulmasına yol açacak şekilde yön verilen gelişmelere ilişkin TBMM oturumunda Temmuz 1937’de bir konuşma yapar. Bu konuşma, 27 Temmuz 1937’de Yüce Önder Atatürk’ün kurduğu ve önemli gördüğü konularda yazılar yazdığı Hakimiyeti Milliye Gazetesi’nde yer alır. Aynı konuşma, Hakimiyeti Milliye gazetesinden alıntıyla Hindistan’da, ‘Bombay Chronicle’ gazetesinin 27.8.1937 tarihli sayısında; “Filistin’e El Sürülemez, Kemal Paşa Avrupa’yı İhtar Ediyor” başlığı altında haberleştirilir. Dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Cumhurbaşkanlığı’na hitaben yazdığı ön sunuş yazısıyla bu …
Kemalizm »
Soğuk Savaşın sona ermesinden sonra, Cumhuriyetin özgün kurucu ideolojisi Kemalizm, Atatürk’ün onu emanet ettiği gençliğin dimağından yeniden yeşeren bir sürgün gibi tekrar fışkırdı. Bu yeniden doğuş sürecinde gençlere rehberlik eden en önemli unsurlar, teorik düzeyde Soğuk Savaşın yarattığı karmaşaya yenik düşseler de, sezgisel ve sağduyusal düzeyde bir şeylerin yanlış olduğunu algılayan ve kendilerine yöneltilen tüm baskılara karşın doğrusunu yapmaya çalışan yitik bir kuşağın üyeleridir.
Kemalizm »
Kemalizm »
”Kuvayı Milliye”, ilk kez, Kurtuluş Savaşı’nda görev alan milis güçleri anlamında kullanılmıştır. ”Kuvayı Milliye”, işgal altındaki bir ülkede halk tarafından oluşturulmuş direniş örgütleridir; bu özellikleri ile bir sivil örgütlenme modelidir; ”Kuvayı Milliye” sonradan Ulusal Kurtuluş Savaşı’na katılan herkesi kapsayan bir kavram olarak kullanılmıştır.
Bugün ”Kuvayı Milliye” denilince akla askerler, ordu, ihtilaller ve cuntacılık gibi kavramlar geliyor. Ne kadar yanlış! Kuvayı Milliye, o tarihte, işgalci emperyalist ordularına karşı savaşan, Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Arabı ile bütün etnik grupları kapsıyordu.
Kemalizm »
2- Kemalist Dünya Sistemi Stratejisi
Kemalizm’in dünya için önerdiği sistem; bağımsız ulusal devletlerin uyum ve barış içinde yaşadıkları bir yapıdır. Yeryüzünde emperyalizme, azgelişmişlerin sömürülmesine son verilmesi hem uluslararası barış ortamının hem de ulus içinde sınıflar arası denge ve barışın sağlanmasının ön koşuludur. Emperyalizme son verilmesi halinde en önemli dayanağını yitiren kapitalist sistemin de yaşaması mümkün değildir. İlk aşamada bir düşünce egzersizi düzeyinde olsa da kapitalizm sonrası dünya üzerine planlamalarımızı şimdiden yapmalıyız.
Kemalizm »
21. YÜZYILDA KEMALİZM
1- ) Kemalizm’i 21. Yüzyıla Taşıyacak Özellikleri
a) Üçüncü Dünyacı, Ulusal İdeoloji
Kemalizm; avrupamerkezci bakış açılarıyla evrensel olduklarını iddia eden ve bu yüzden de dolaylı olarak da olsa azgelişmiş ülkelerin sömürülmesini destekleyen ideolojilerden farklıdır. Avrupamerkezli ideolojiler, kapitalizm, sosyal demokrasi ve yine sosyalizmin avrupamerkezli yorumları, dünya üzerindeki tüm toplumların aynı tarihsel çizgiyi izleyerek gelişeceğini varsaydıkları için azgelişmiş ülkelerin, sömürülerek de olsa bu sürece dâhil olmasını desteklemişlerdir.
Kemalizm »
Atatürkçülük adına, bugün, ortada büyük bir sorun vardır: Gerçek Atatürk, yıllardır Türk toplumundan gizlenmiştir.
Bu tutumun ortaya çıkmasında, ülkenin gidişatına yön veren iç ve dış çıkar odaklarının etkisi büyük olmuştur. Çeşitli çevreler, gücü karşısında kendilerini ezik hissettikleri Atatürk’ü, kendi yanlarında göstermeye çalışmışlardır. Bu yüzden de, Atatürk’te, kendi tavırlarını destekleyici yanlar bulmaya çalışmışlardır. Bazıları ise, kendi dar çevrelerinde, Atatürk’ü kasıtlı olarak yanlış tanıtmışlardır. Tüm bunlar yapılırken de, gerçek Atatürk’ün üzeri örtülmüştür.
Bu yazıda, Atatürkçü düşüncenin, bazı kesimlerce, kasıtlı bir biçimde gizlenen kimi boyutlarına maddeler halinde değinilecektir. Daha sonra da, bu boyutlardan bir tanesi …
Kemalizm »
Avrupa’da şekillenen milliyetçilik; yüzlerce yıl süren bir evrimin ürünü olmuştur. Batı milliyetçiliği Avrupa’yı kan denizine boğarken; Türk milliyetçiliği antiemperyalist bir kimlik içinde, 1919-1923 ortamında şekillenmiştir.
‘Türkleri Avrupa’dan atmak’ biçimindeki beyaz batılı Hıristiyan şartlanmasına karşı; kendi topraklarını korumak; kötülenen milli kimliğini yüceltmek; ilk milliyetçilerin temel hedefi olmuştur.
Bu milli kimlik; çağdaş yaşam biçimine bağlı, tarihsel varlığının büyüklüğünü anlayan ve onunla övünen, yurtsever; yayılmacı sömürgenlere karşı bir kimliktir.
İlk milli kimlik; batı emperyalizmi kadar; gericileşmiş Osmanlı zihniyetini de karşısına almıştır.
Kemalizm »
Mustafa Kemal ‘in en önemli vasiyeti, akıl ve bilim’dir.
Şu sözlerini yeniden ve yeniden okuyalım:
“Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır… Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.
Kemalizm »
Atatürk Batı’yı, çağdaş uygarlığı hedefledi. Fakat Batılılar - Kinross gibi birkaç tarihçi ve yazar hariç- Atatürk’ü ve Kemalizmi hiçbir zaman sevmediler. Bugün de Avrupa, Türkiye’de Kemalizmi “gericilik” olarak tanımlayan “liberal düşünce derneklerini” besliyor. Niçin?
Kurtuluş Savaşı döneminde Batı emperyalizmi dincilerle ve Osmanlı liberalleriyle el eleydi. Türkiye tarihi tekrar yaşıyor.
Emperyalizme karşı koyup galip gelen Mustafa Kemal’i Batı sanki affetmedi. Muhafazakârlar, Hıristiyan demokratlar Türkiye’nin Batılı olmak istemesini hazmediyorlar.
Kemalizm »
Aziz Nesin yıllar önceki bir konuşmamız sırasında şöyle demişti :
‘’-Geçmişte Atatürk’ü eleştirmiş olmaktan dolayı şimdi utanıyorum. Her geçen gün gözümde küçüleceğine tersine daha da büyüyor.”
Benzer aşamadan geçmiş bir kişi olarak bu değerlendirmeyi gönülden paylaşmam zor değildi. Zaman bizleri değil; Mustafa kemal’i haklı çıkarmıştı.
Lenin’in, Mao’nun, Enver Hoca’nın, Dimitrof’un heykellerinin yerlerde sürüklendiği, resimlerinin duvarlardan kaldırıldığı, Leningard isminin St. Petersburg’a dönüştürüldüğü günümüzde, bunu görebilmek kuşkusuz daha da kolay.
Kemalizm »
EBEDİYETİNİN 61. YILDÖNÜMÜNE ARMAĞAN:
KEMAL’İN ÖĞRETMENLERİ
Ukrayna’nın Moldova sınırındaki Bolgrad kasabasının ortodoks mezarlığında bir Türk’ün yattığını hiç biliyor muydunuz?!. Bu bakımsız, unutulmuş, üzerini otlar bürümüş kabirde, bir dönemin bilinmeyen tarihinin, koşulsuz vatanseverliğin gömülü olduğunu yaşlı bir Gagauz’un şu ifadesinden çıkarırsınız: “Burada Kemal’in üüredicisi (öğretmeni) yatıyor!..”
“Kemal’in Askerleri”nin (Kuvayı Milliyeciler) bu ülkeyi kurtardığını bilirsiniz.
Kemalizm »
Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki görkemli kurtuluş savaşına, bu savaşta Türk halkının özverisi ile yükselen “Kuvay-i Milliye ruhu” na, halkın nasırlı elleriyle kurduğu “Müdafa-i Hukuk” ve “Reddi İlhak Cemiyet”lerine, ve ordumuzun ulusal bilincine dayanmaktadır.
İşte Amasya Tamimi: “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır…”
İşte Erzurum Kongresi Beyannamesi:
Kemalizm »
Anadolu’da bir Kurtuluş Savaşı oldu mu? Türkiye Kurtuluş Savaşı sonunda mı kuruldu, yoksa zaten ezelden beri mi vardı? İstanbul ve Anadolu işgale uğradı mı? Yoksa İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, İtalyanlar Anadolu’ya hiç mi ayak basmadılar? Aslında mücadele kime karşı olmuştu?
Bütün bildiklerinizi çöpe atın! Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile ilgili bildiğinizi sandığınız hemen her şey yalan.
Kemalizm »
DÖNÜŞ YOLUNDA…
Evet, dönüş yolunda, Zeugma’ya ve diger antik merkezlere harcadigimiz para, zaman ve de gösterdigimiz ilgi ile aldigimiz sonuçlarin ister istemez muhasebesini yaparsiniz. Toz bulutu içinde bir yandan önünüzü görmeye çalişirken, Albay Reşat Beyin bu ülkenin kurtuluşu ugrunda caniyla gösterdigi duyarliligi takdirle hatirlarsiniz; Çigiltepe’de çadirinda telsizin yanibaşindaki masada şakagindan kanlar sizan hayali gelir gözlerinizin önüne. Sonra, O’na ve O’nunla birlikte bizler için, gelecek nesiller için can veren gencecik şehitlerimizi düşünürsünüz geride toz bulutu içinde göremediginiz şehitlikte kalan. Lanet edersiniz, birakin hatirlamayi, Onlara bir yolu bile çok gören gelmiş geçmiş ilgili …
Kemalizm »
KEMAL’İN ASKERLERİ
VAHDETTİN’İN POLİTİKACILARI
O, Türklüğün sessiz onurudur, gururudur, cesaretidir. O, Türk Ulusu’nun temsil ettigi tüm değerlerin simgesidir. O, başlıbaşına bir Türkiye’dir. Ve O’nun yazgısı, gerçekte Türkiye’nin yazgısıdır… Ama kaç kişi bilir O’nu ve kaç kişi hatırlar?!. Kaç kişi özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı, hatta aldığımız her nefesi borçlu olduğumuz adsız kahramanlardan biri olarak kendisini yâdeder?!. Cumhurbaşkanı mı, Başbakan mı, TBMM Başkanı mı, Anayasa Mahkemesi Başkanı mı, Yargıtay Başkanı mı ya da bu ülkeyi yöneten bürokrat ve politikacılar mı?!.
Kemalizm »
Bugün ülkemizi yönetenler önemli kararlar almadan önce muhakkak Washington’a danışıyorlar. Birçok konuda karar alırken Bürüksel ne der diye düşünüyorlar…
Terörün en yoğunlaştığı bir sırada, “Sınır ötesi harekât için izin gereklidir, hemen verilmelidir” biçimindeki tüm taleplere karşın, iktidarın başı Erdoğan, “Önümüzdeki ay Amerika’ya gideceğim, bir danışayım sonra karar veririz” diyebiliyor. Birçok yazar, bu tutumun manda yönetimini çağrıştırdığını yazdı.
Bugün de kimi edebiyatçılarımız, “Türklerin kendi başlarına adam olamayacaklarına” ilişkin
Kemalizm »
“…Gençler, Türkiye’de âdet haline gelmiş göstermelik işlerden kaçının.
Sırf üniversite bitirdi desinler diye, ananız babanız Amerika’da mastır yaptı diye öğünebilsin diye yüksek öğrenime gitmeyin. Sonunda ancak kendinizi kandırırsınız. Temel gayeleriniz, kendinizin ufak çıkarları ötesinde, kendiniz dışında, bu ülke, bu ulus, Türk dünyası, Avrasya, insanlık için olsun. Yüksek hedefleriniz için çalışın. O zaman, kendi durumunuz da kendiliğinden düzelecektir. Maddiyat ve maneviyatı dengeleyin. Formülünüz ‘bilim’ +’gönül’dür. Bu iki kanadın biri eksik olursa ne kendinize ne de insanlığa hayrınız dokunur.
Kemalizm »
Şu olaylara bakın: ABD Dış İlişkiler Komisyonu, Türkiye’ye yapılacak askeri yardımı Kıbrıs konusunda verilecek bir ödüne bağlıyor. Bu yapılırken, ABD Kongresi’nde 24 Nisan tarihinin “Soykırım Günü” olarak ilanı için önergeler veriliyor. Fransa’da ise soykırım savlarının ders kitaplarına konması için hazırlıklar yapılıyor. Aynı günlerde, Ermeni terör örgütleri eylemlerini sürdürüyor. Bütün bunlardan sonra ABD yönetimi uluslararası terörden söz edebiliyor.
24 Nisan tarihi soykırım günü olarak ilan edilecekmiş. Sanki ABD’nin Vietnam’daki, Fransa’da, Cezayir’deki insanlık suçlarını unutturdular. Sanki ABD yönetimi, Şili’de halkoyu ile seçilmiş Devlet Başkanı Allende’nin CIA darbesi ile devrilmesinin hiç anımsanmayacağını sanıyor.
Kemalizm »
Devlet bugün de Türk Halkı’nın yaşama savaşına sırtını çevirmiştir. Çünkü partilerin arkasından yabancı sermaye ve toprak ağalığı vardır. Siyasi partiler, değiştirmek istediğimiz bu bozuk düzenin temsilcileridir. Ayrıcalıklı sınıf ve tabakalar, düzenlerini bu partiler aracılığıyla sürdürmektedirler. Bunların oluşturduğu devlet örgütü ise, sadece bu geri düzenin temsilcilerine hizmet etmektedir. Bunun adı demokratik hukuk devleti değildir. Yabancı sermaye ve yerli işbirlikçilerin hizmetindeki bir devlet, antidemokratiktir.
Demokratik devlet, işçinin, köylünün, dar gelirlinin, subayın, bütün ezilen sınıf ve tabakaların devletidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü demokratik devleti oluşturmanın çaresi, sandıksal yoldan bulunamamıştır. Anayasa’nın demokratik devleti, öyle görünüyor …
Kemalizm »
Kemalizm her türlü emperyalizme karşıdır; antiemperyalist tutum ile tüm dünya ülke ve uluslarının var olma ve yaşama hakkını savunur.
Kemalizm, her türlü gericiliğe, tutuculuğa, dogmacılığa ve bilimdışı boş inançlara karşıdır. Bilimden ve bilimsel düşünceden yanadır.
Çağdaş demokrasiyi kurmayı ana hedef olarak seçen Kemalizm, baskı, korku ve bütün totaliter rejimlere karşıdır, çağdaş anlamda gelişmiş özgürlüklere ve doğuştan gelen insan haklarına saygılıdır.
Kemalizm »
Yeni yönetmelikle özel öğretim kurumlarından Atatürk köşesi kaldırıldı.
Bu uygulama, doğrudan AB’nin talebiydi.
Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu üyesi Daniel Cohn-Bendit, “Avrupa Birliği’ne katılmak Türkiye’de Kemalizmin sonu olabilir. Türkiye’nin önünde en sonunda, Bağdat mı, Barselona mı sorusu duruyor. Barselona’nın Türkiye için anlamı, geleneksel Kemalist köktenciliğin havaya uçurulmasıdır. Bağdat ise, Kemalist merkeziyetçilik ve otoriteciliğin güçlendirilmesi, dolayısıyla ‘Avrupa’ya hayır’ anlamına gelecektir” demişti.
Tabii bu sözlerde bir çarpıtma ve şartlandırma vardı. AB’nin alternatifi Bağdat değil, Türk Birliği’dir!
Wolfgang Koydl ise “Türkiye her şeyden önce, her toplumsal ve politik gelişimini engelleyen taşlaşmış Kemalizmi kırmalıdır” diye konuşmuştu.


