Atatürk | Diyarbakır ADD
Anasayfa » Arşiv

Yazının yeri Atatürk Kategori

Atatürk, Avrupa, Bunları Biliyor musunuz?, Kemalizm, emperyalizm »

[27 Eylül 2009 | yorum yok | 24 defa okundu]
Türk’ün Atası uyarıyor- Prof. Dr. Çetin Yetkin

Bazı sözler, yargılar, dahası uyarılar, hiçbir zaman geçerliliğini yitirmezler, eskimezler. Hep günceldirler. Bakın, işte Atatürk günümüzde olup bitenler için ne diyor, bizleri nasıl uyarıyor:
“Ülkemizde pek çok yabancı parası akıyor ve birçok propagandalar yapılıyor. Bundaki amaç pek açıktır ki, ulusal hareketi sonuçsuz bırakmak, ulusal emelleri felce uğratmak, Yunan, Ermeni emellerini ve vatanın bazı önemli bölümlerinin işgali amaçlarını kolaylaştırmaktır.”
Sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Bununla birlikte her dönemde, her ülkede ve her zaman ortaya çıktığı gibi bizde de yürek ve sinirleri zayıf, algılama yeteneğinden yoksun insanların yanı sıra kişisel gönenç ve çıkarını vatan ve ulusunun zararında …

Atatürk, ustalan »

[19 Mayıs 2009 | yorum yok | 33 defa okundu]
Önce İşbirlikçileri Yendim-Mustafa Duran

 
Asıl mücadelesini işbirlikçilere karşı verdi
Yıl 1919… Nisan’ın 30’u… Osmanlı’nın sevk ve idaresini fiilen İngilizlere devreden Padişah Vahdettin ile  Damat Ferit hükümeti, Samsun ve havalisinde Pontusçulara karşı mücadele eden Türk halkının amansız direnişini kırmak için bölgeye bir heyet göndermeyi kararlaştırır. Mustafa Kemal, 9. Ordu müfettişliğine atanır ve 17 kişilik heyetle birlikte Samsun’a gönderilmesi kararlaştırılır. İşgal altındaki İstanbul’da Kurtuluş savaşı başlatmanın imkansız olduğuna inanan ve Anadolu’ya geçmenin yollarını arayan Mustafa Kemal, görev verilir verilmez, 16 Mayıs 1919’da kurmay heyetiyle beraber Bandırma vapuruyla İstanbul’dan yola çıkar. Kızkulesi açıklarında işgal donanması tarafından didik didik …

Atatürk »

[18 Mayıs 2009 | yorum yok | 14 defa okundu]
ATATÜRK’ÜN ÖLÜM NEDENİNİ TEKZİP ETTİLER

Biliyorsunuz.
Türkiye’deki dinci gruplar ve bunların medyası yıllardır Atatürk’ün ölümüyle ilgili hep bir yalanı dile getirirler:
Atatürk’ü içki öldürdü!
Doğru olmadığını söylersiniz…
Resmi belgeleri gösterirsiniz…
Yok hayır dinlemezler.
Papağan gibi tekrar ederler: Atatürk çok içki içtiği için vefat etti.
Dayanamayıp sorarsınız; nereden biliyorsunuz?
Hemen yanıtlarlar, “siroz hastası değil miydi?”
Açıklarsınız, sirozun alkolden kaynaklandığı bir şehir efsanesidir.
İnanmazlar.
Peki dersiniz, “Mehmet Akif neden öldü biliyor musunuz?”
Çıt çıkarmazlar. Kem küm ederler.
Sirozdan dersiniz. İnanmazlar. Öyle ya sirozun içki içmekten kaynaklandığını sanıyorlar ya! Eh Mehmet Akif içmediğine göre nasıl sirozdan ölebilirdi?
Cahil oldukları için dalga da geçersiniz: Belki gençliğinde çok içtiğinden dolayı olabilir mi?
(Ne yazık ki …

Atatürk, Kemalizm »

[6 Ocak 2009 | 1 yorum | 86 defa okundu]
Kemal Paşa Avrupa’yı İhtar Ediyor: “Filistin’e El Sürülemez!” - Erol Sarıal

Atatürk, İngilizlerin mandası altına giren Filistin’de yoğunlaşan Yahudi göçü ve dinsel yayılmanın hızla yol aldığı bir dönemde Yahudi Devleti kurulmasına yol açacak şekilde yön verilen gelişmelere ilişkin TBMM oturumunda Temmuz 1937’de bir konuşma yapar. Bu konuşma, 27 Temmuz 1937’de Yüce Önder Atatürk’ün kurduğu ve önemli gördüğü konularda yazılar yazdığı Hakimiyeti Milliye Gazetesi’nde yer alır. Aynı konuşma, Hakimiyeti Milliye gazetesinden alıntıyla Hindistan’da, ‘Bombay Chronicle’ gazetesinin 27.8.1937 tarihli sayısında; “Filistin’e El Sürülemez, Kemal Paşa Avrupa’yı İhtar Ediyor” başlığı altında haberleştirilir. Dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Cumhurbaşkanlığı’na hitaben yazdığı ön sunuş yazısıyla bu …

Atatürk »

[30 Kasım 2008 | yorum yok | 43 defa okundu]
Atatürk Kitaplığı-Mustafa Balbay

 
Özellikle gençlerle sohbet ederkenMustafa Kemal Atatürk ile ilgili ilk anlatmak istediğim şey şudur:
Atatürk en çok okudu!
Anıtkabir Derneği Atatürk’ün okuduğu kitapların saptanabilenleri üzerinde güzel bir çalışma yaptı. Atatürk’ün okurken altını çizdiği, yanına notlar düştüğü bölümleri bir araya getirdi. Bu bölümler 12 bin 500 sayfa tuttu ve 24 ciltte toplandı.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 229 defa okundu]
Atatürk’ün Yazdığı Mektuplar

 
ZÜBEYDE HANIM’A MEKTUBU
1 Ağustos 1920
Muhterem valideciğim, İstanbul’dan ayrılışımdan beri sizlere ancak birkaç telgraftan başka bir şey yazamadım. Bu sebeple büyük merak içinde kaldığınızı tahmin ediyorum. Bilhassa, hakkımda ötekinden berikinden ve gerek gazetelerden işittiğiniz tamam olmayan haberler şüphesiz merakınızı artırmıştır. Şimdi vereceğim bilgilerle tahmin olacağınız için endişe duyacak hiçbir şey yoktur.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 753 defa okundu]
Atatürk’ün Yazdığı Kitaplar

 
NUTUK
Atatürk’ün kendi kaleminden çıkan bu eser, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara’da toplanan İkinci Kurultayı’nda 36,5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 22 defa okundu]
Nişan ve Madalyalar

 

                                                                            
                                                              NİŞAN ve MADALYALAR

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | 2 yorumlar | 120 defa okundu]
Fotoğraflarla Atatürk -video için tıklayın…

 

 
 

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 19 defa okundu]
Özlük Dosyası

 
Muamelat-ı Zatiye Dairesi (Personel Başkanlığı)
Evraka 21 Teşrinisani 1341 (21 Kasım 1925)

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 50 defa okundu]
Okuduğu Kitaplar

 
Falih Rıfkı Atay anlatıyor: “İzin alıp Ata’nın odasına girdim; beyaz keten gecelik entarisi ile, geniş koltuğa bağdaş kurmuş dinleniyordu; elinde bitirmek üzere olduğu bir kitap vardı, bana;
Hoş geldin, otur bakalım… Elime bir tarih kitabı geçti… Bilmem ne zamandan beri okuyorum, dedi; hayretle sordum:

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 47 defa okundu]
Zaman Dizini

 
1881 - 1908
  19 Mayıs 1881 - Mustafa’nın Selanik’te doğuşu.
  1893 - Mustafa’nın Selanik Askeri Rüştiyesi’ne yazılması ve öğretmeni Mustafa Efendi’nin kendisine “Kemal” adını takması.
  1895 - Mustafa Kemal’in Selanik Askeri Rüştiyesi’ni bitirerek Manastır Askeri İdadisine girmesi.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | 2 yorumlar | 1,651 defa okundu]
Selanik’teki Evi

 
Atatürk 1881 yılında Selanik’te doğmuştur. Onun, doğduğu, çocukluk ve gençlik günlerinin bir kısmını geçirdiği, memleketin hür bir idare rejimine kavuşması için arkadaşları ile birlikte karar verdiği tarihi ev bugün “Atatürk Evi” adıyla müze olarak tanzim edilmiş ve ziyarete açılmıştır.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 697 defa okundu]
Baba Evi

 
Atatürk’ün soyu ile ilgili elimizdeki en sağlam bilgiler öncelikle kendisinin, annesinin, kardeşi Makbule Hanım’ın anlattıklarıdır. İkinci olarak kendisini ve ailesini tanıyan Hacı Mehmet Somer gibi, kimi çocukluk arkadaşlarının verdiği bilgilerdir.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 148 defa okundu]
Anne Soyu

 
Mustafa Kemal’in anne soyundan dedesi Sofu-zade Feyzullah Efendi’dir. Selanik’e bir saat mesafede bulunan Langaza’da çiftlik sahibi idi. Atatürk’ün ve Makbule Hanım’ın çocukluk anılarında bahsettiği çiftlik burasıdır.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 52 defa okundu]
Atatürk’ün Yaşamı

 
Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doğdu.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 9 defa okundu]
Türklük Sevgisi

 
Bu millet kılı kıpırdamadan dâva uğruna ve benim uğruma, canını vermeye hazır olmasaydı ben hiçbir şey yapamazdım.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 35 defa okundu]
Türk Dili

 
Millî bilincin ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmaya mecburuz.
Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 18 defa okundu]
Türk Kadını

 
Kadın meselesinde cesur olalım. Kuruntuyu bırakalım… açılsınlar, onların zihinlerini ciddi ilimler ve fen ile süsleyelim. Namusu, bilimsel ve sağlıklı bir şekilde açıklayalım. Şeref ve gurur sahibi olmalarına birinci derecede önem verelim. Sonraki kişisel ilişkilere gelince, karakter ve ahlakımıza uygun eş arayalım ve onunla evlenme şartlarını açık ve kesin olarak kararlaştıralım. Ona uymakta kusur edince onun gereğini yapalım. Kadın da böyle hareket etsin… ( 1918 )
Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın; bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın yerde, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır.
Kadınlarımızın her millette olduğu …

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 7 defa okundu]
Türk Gençliği

 
Herşeye rağmen muhakkak bir nûra doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız, aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik gördüğümdür. ( 1918 )
Gençler için vatanî işlerde ölmek söz konusu olabilir. Ama korkmak asla! ( 1919 )

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 22 defa okundu]
Türk Köylüsü

Türk köylüsünü “efendi” yerine getirmedikçe memleket ve millet yükselemez.
Memleket üretiminin artması, çeşitlendirilmesi için olduğu kadar herkes gibi köylünün de refah içinde yaşamasını temin için bir ( tesis kredisine ) ihtiyaç vardır. Bu görüş, büyük çiftlik ve arazi işletenlere ait olmayıp daha çok küçük çiftçileri ilgilendirir. Varlığından büyük iş tutarak büyük kâr yapmak için herşeyi borçla sağlamanın yolunu bulanlar genellikle üzücü sonuçlarla karşılaşmışlardır. Bu gibilere gerçek varlık ve ihtiyaçlarından daha çok kredi açmak ve böylece onları kötü neticelerle karşılaşmaya teşvik etmek uygun değildir.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 74 defa okundu]
Türk Ordusu - Türk Askeri - Vatan Savunması

Ben askerliğin her şeyden ziyade sanatkârlığını severim. ( 1912 )
Ordunun vazifesi, vatanı çiğnemek isteyen düşmana karşı ayağa kalkmaktır. Bu kalkış, elbette yerinde durmak için değil, düşmana atılmak için olursa kalkılmış olduğuna değer. ( 1914 )
Kumandanlar her hal ve andaki duruma karşı gereken tedbirleri tereddütsüz ve süratle almaya mecburdurlar. ( 1914 )
Herhalde askerlerimizin ruhunu kazanmak bizim için bir vazife olduğu gibi evvelâ onlarda bir ruh, bir emel, bir karakter yaratmak da Allah’tan ve Medine-i Münevvere’de yatan Cenâb-ı Peygamber’den sonra bize yöneliyor. ( 1914 )

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 7 defa okundu]
Türk Devrimi

 
Kara taassup seni parçalamaya bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin!
Medenî ve beynelmilel kıyafet, bizim için, çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz.
Bundan sonra Türk ırkı, kadınlarını, erkeklerinin yapmaya mecbur olduğu askerlik vazifesi dahil, bütün hizmetlere ortak ederse, Etiler’de, İskitler’de, Amazonlar’da olduğu gibi kendi ırkından başkalarının hiçbir yardıma muhtaç olmaksızın büyük millî ülkülerine başlı başına ve müstakil olarak yürümek kabiliyetini kazanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin esas düşüncesi, kadınları değil, erkekleri dahi, savaş meydanına götürmektir. Fakat Türk Ulusu’nun yüksek varlığına, herhangi taraftan olursa olsun, ilişildiği zaman, işte o vakit Türk …

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 3 defa okundu]
Tarih

 
Millî bilincin ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmaya mecburuz.
Eğer bir millet büyükse, kendisini tanımakla daha büyük olur.
Ben, Timur zamanında olsaydım, onun yaptığını yapabilir miydim; onu söyleyemem fakat o benim zamanımda olsaydı, belki daha fazlasını yapabilirdi. ( Mahmut Esat Bozkurt, Yakınlardan Hatıralar, S. 96 )
( Ankara ve İstanbul şehirlerinden birine “Atatürk” adı verilmesi için bir kanun teklifi hazırlığı üzerine verdiği cevap: ) Bir adın tarihte kalması ve ağızlarda söylenmesi için, şehirlerin temellerine sığınmak şart değildir. Tarih zorlanmayı sevmeyen nazlı bir peridir. Fikirleri tercih …

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | 1 yorum | 24 defa okundu]
Spor ve Sağlık

 
Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılamaz. İdrak ve zekâ, ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zekâ ve kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 8 defa okundu]
Siyaset İlmi, Devlet İdaresi

 
Prensibimiz hiç kimseyi, olayların sivrilttiği kişiler etrafında eli göğsünde durdurmak gayesini hedef almaz.
Asla hatırdan çıkarmamalısınız: Bizim en büyük kuvvetimizi, bugün de yarın da dürüst, açık bir siyaset ve sözlerimize bağlılık teşkil edecektir.
Benim havarîlerim yoktur. Memleket ve millete kimler hizmet eder ve hizmet liyakat ve kudretini gösterir ise, “havari” onlardır.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 6 defa okundu]
Sanat

 
Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade sözle olursa şiir, nağme olursa musiki, resim ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltraşlık, bina ile olursa mimarlık… olur.
Sanatkâr da, toplum da uzun mücadele ve gayretten sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 1,023 defa okundu]
Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı

 
Biz mağlûbiyetimizin bahasını çok ağır ödedik. Elimizden köyler, vilayetler değil, ülkeler alındı. Fakat son lokmasını da ağzından kapmak için bir milletin hayatına kıymak canice bir harekettir. Öldürülen bir adamınsa kendini son nefesine kadar cesaretle, mertlikle müdafaa etmesi tabiî ve zarurîdir. ( 1919 )
Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalım. O esaret ve aşağılığı kabul etmez. Fakat onu bir araya toplamak ve kendisine: “Ey millet! Sen esaret ve aşağılığı kabul eder misin?” diye sormak lâzımdır. Ben, milletin vereceği cevabı biliyorum. Ben, milletin büyüklüğünü biliyor vebu sual karşısında, onun, o suali soran çocuklarını …

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 40 defa okundu]
Milli Egemenlik ve Bağımsızlık

 
Milletler egemenliklerini geçici olarak da olsa verecekleri meclislere dahi lüzumundan fazla güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile istibdat ( keyfi hareket ) edebilirler. Ve bu istibdat, şahsi sitibdattan daha öldürücü olabilir. Bunun için meclisler belirli zamanlarda yenilenir. Bu sayede milli egemenlik daha daha emniyetli, esas ve şartlara bağlanmış olur. Meclisler uygun görülenden fazla uzun süre devam ederse, bu takdirde vekillerle temsil edilenler arasındaki görüşler birbirinden ayrılmaya ve bağlar çözülmeye başlar. Nihayet vekiller başka şey, temsil edilenler başka şey düşünmeye başlarlar.
Efendiler! Meclisler belirli devre içinde vazife yaparken dahi vekillerle temsil edilenler arasında …

Atatürk »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 37 defa okundu]
Milli Dış Siyaset ve Barışçılık

İstiyoruz ki, bütün milletler gibi biz de bağımsız olalım. İstiyoruz ki, kendi evimizin sahibi, kendi cebimizin hâkimi, kendi hayat, kendi namusumuzun mesulû biz olalım. İstiyoruz ki, yeryüzünde zulüm kalmasın. Milletler arasında düşmanlıklar ortadan kalksın. Dünyaya hâkim olan kapitalizm illeti bir daha kalkmamak üzere uyusun… İşte, bugün içinde bulunduğumuz mücadelenin bizce yegâne manası! Biz bu gaye ile harekete geldik. Bağımsızlığımız ve varlığımız için, emperyalizme karşı dünya ve hayat inkılâbı uğrunda zulümden kurtulmuş yeni bir devre doğru yürüyoruz. Giriştiğimiz, büyük ağrı ve o nispette şerefli ve şanlıdır. Görüyoruz ki, kendimizi kurtarmak için …