Karşıdevrim
Ben, 2. Dünya Savaşı’nın başlamasından 4 gün sonra doğmuşum. Çocukluğumun ilk yılları savaş dönemine denk geldi. Babam subay, annem öğretmendi. Babamın üniforması, rengiyle, biçimiyle hemen hemen Alman subaylarının üniformalarının eşiydi. Savaşın bitiminde bu üniforma İngiliz subaylarınınkine benzedi; daha sonra da Amerikalılarınkine. Babam önceleri “çizme” giyiyordu, sonra adına “çörçil” denen postal, daha sonra bu “çörçil”ler, “ruzvelt” oldu.
Böylece “çok partili demokratik düzen”e geçmiş oluyorduk!… Günlerden bir gün Amerikalıların Missuri savaş gemisi geldi İstanbul limanına. Basılan anı pullarından hemen almıştım. Türkiye bayram yerine dönmüştü. Tüm Türk ulusu kıvanç içindeydi. Gururlanıyorduk da. Amerikalıların o kocaman savaş gemisinin Türkiye’ye kadar gelmesi az şey miydi ya!? Demokratikleşme sürecimiz iyice hızlanmıştı! Günler günleri kovaladıkça, yaşım ilerledikçe gördüm ki, Türkiye’de yaşanan karşıdevrim’in başlangıç gün ve saati 10 Kasım 1938, 09:05′tir. Sorunlarımızın, içinde bunaldığımız acı gerçeklerin kaynağını bilmek, bunların çözümü için önkoşuldur. Bu kaynak, 1945-1950 arası yaşananlardır. Neler mi yaşandı? Okuyun, göreceksiniz…
Oktay Akbal:
“Önce belirtmem gereken Yetkin’in usta bir yazar olduğudur. Anlatımı etkileyici ve sürükleyici…. Yetkin’in kitabı bütünüyle, önemle, dikkatle okunacak bir yapıt. Geçmişi iyice tanımak, günümüzü daha iyi anlamak için değerli bir çalışma.”
Melih Aşık:
“Ülkenin nereden nereye geldiğini anlamak için ilk okunması gereken kitaplardan biri kuşkusuz Prof.Çetin Yetkin’in <Karşıdevrim> adlı çalışmasıdır.”
Mehmet Başaran:
“…büyük bir emek ürünü, geçmişi aydınlatırken günümüze ışık tutan bir inceleme, araştırma…”
Attila İlhan:
“…soruna özgün ve özel yaklaşan…. emek mahsulü, göz nuru ve alınteri… ciddi ciddi okunmaya üzerinde tartışılmaya değer… Hele ülkesinin geleceğini ciddiye alanlar için…”
Özdemir İnce:
“Kitapta yer alan tutanak parçaları bile Milli Görüş’ün ve mevcut AKP iktidarının temellerinin, 7.Kurultay’da [CHP] 17 Kasım-4 Aralık 1947 tarihleri arasında atılmış olduğunu gösteriyor. Cumhuriyet tarihimizin özellikle 1945-1950 arası pek bilinmiyor. Oysa başta dışa bağımlılık olmak üzere Devrimci Cumhuriyet’in elini ayağını bağlayan bütün sorunlar bu dönemin ürünü.
Bu nedenle ve özellikle CHP’li gençler ve milletvekilleri, Çetin Yetkin’in <KarşIdevrim>i ile Atatürk’ün Söylev’ini mutlaka okumalı. Mümkünse, aynı zamanda.”
Işık Kansu:
“…. Yetkin’in çalışması; yakın geçmişteki yanlışları, bağımsızlıktan, çağdaşlıktan, devricilikten uzaklaşma, hatta vazgeçme girişimlerinin başlangıç noktalarını günümüz kuşaklarına aktarma açısından önemli bir başvuru kaynağı, adım adım örülen bir belgesel olmuş….”
Öner Yağcı:
“Her ulusal, laik, devrimci, cumhuriyetçinin elinden bırakamayacağı bir kitap bu.”












Lütfen konuyu yorumlayın!