Hv. İkm. Bçvş. Halil Helvacıoğlu
Şubat 1964 yılında Bigadiç/Balıkesir’de doğdu. İlkokulu İzmir’de, Ortaokul ve Lise öğrenimini Bigadiç’de tamamlamışır. 30 Ağustos 1983 yılında Hv. Tek. Okullar Komutanlığı’ndan Astsubay Çavuş rütbesiyle mezun olmuştur. 15 Eylül 1983′de 1. Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığı Eskişehir, 19 Temmuz 1999 tarihinde Destek Üs İkmal Komutanlığı Diyarbakır’a atanmıştır.
Evli ve bir çocuk babası olan Bçvş. Halil Helvacıoğlu 16 Mayıs 2001 tarihinde “Casa” tipi nakliye uçağının Malatya’ya düşmesi sonucu şehit olmuştur.
Sizlerin deyimiyle Başçavuş Halil Helvacıoğlu, bizlerin tabiriyle Halil Sami, nam-ı diğer ŞEF kimdir biliyor musunuz?
O, nefes alan bir vücut dan,
Düşünen bir beyinden,
Üzülen, sevinen, somurtan bir insandan daha ötesiydi bizler için…
O;
21. yüzyılda yaşanan bir destanın, henüz kötü devin başını koparamamış çılgın çocuğuydu…
Cesurdu, Mertti,
Vatan severdi…
O, tüm düşünce ve değer yargılarının ötesinde, bir KEMALİST’Tİ…
Onu; umutların tükendiği, ortalığı, esareti, yolsuzluğun, hainliğin kasıp kavurduğu bir ortamda tanıdık hepimiz…
Ama uzun süre tanınmadık sözler sarf etti beyinlerimize…
Vatan diyordu…
illa ki; Tam Bağımsız, Demokratik, Laik, Bilimsel, Eleştirel akılcı ve Çağdaş bir VATAN diyordu, insanların özgürce ve aç kalmadan yaşayabildiği, hırsızların, yobazların ve siyasi rantçıların olmadığı bir TÜRKİYE istiyordu.
Olur mu? diyorduk,
Ne demek olur mu? mutlaka olacak, diyordu…
Hepimizin önünde, hepimizden dinç, sadece sözleri ve düşünceleriyle değil, yaşamı ve yaptıklarıyla, Tam Bağımsız ve KEMALİST TÜRKİYE’yi yaşıyordu.
Onu; sokak çocuklarına bir sıcak yatak, bir tas çorba ve kitaplar verebilmek için, bir elinde kazma, bir elinde kürekle tanıdık önce…ne parası, ne de hatırı sayılır dostları yoktu.
Ama, olacak, diyordu… O, çocuklara, sokak aralarında bali koklamanın değil, sıcak bir ortamda, iyi bir eğitimin sağlanması gerekliliğine inanıyor ve onun için çalışıyordu.
Okuyacaklar, diyordu.
Okuyacaklar… bizlerin ektiği bu tohumları, onlar yeşertip, Bağımsız, Güçlü TÜRKİYE’yi kuracaklar…
ki, isimlerini ‘Umutçocukları’ koydu …
onu; kah okulu yıkılmış bir köyde, tek başına binanın çatısını onarmaya çalışırken, kah sokak sokak, okul okul, salon salon dolaşıp, KEMALiZM i ve nihayetinde Mustafa Kemal’in gösterdiği Büyük TÜRKİYE’yi anlatırken buluyorduk.
Tek tek, ev ev, insan insan olur mu? diyorduk,
Olacak, diyordu, olacak…
Alın terimizin suladığı bu topraklardan, yeniden Büyük TÜRKİYE doğacak…
Sonra onu; şiirler yazarken ve okurken insanlara;
- ki buna okumak demek nankörlük olur -
haykırırken bulurduk, vatan üzerine… kah Gençlik Haftasında bir resim sergisini düzenlerken, kah ideolojisini anlattığı dergilerin dizgisini yaparken görüyorduk.
Dişiyle, tırnağıyla kazıyarak kurduğu lokalin bir köşesinde rakısını yudumlarken; emeklerinin yavaş yavaş tomurcuk verdiğini görüyor, gözleri değil, gözlerinin içine yansıyan yüreğiyle gülümsüyordu…
Onsuz geçen günlerde, ne zaman umutsuzluk çökse yüreğimize, - ki bir Kemalistin umuttan başka sarılacak hiçbir dayanağı yoktur - ansızın kapınınarkasından görünüyor, Diyarbakır’dan yuvasına, binlerce, on binlerce umutla geliyordu… sanki, aramıza geldiğinde, tüm olumsuzluklar unutuluyor, tüm mücadele yeni baştan ve ilk günkü heyecanla başlıyordu….
Biz varız, diyordu
Siz varsınız…
Belki, başkaları da var.
Hem, bir avuç olsak ne çıkar?
Yeteriz, derdi, YETERİZ…
Bize göre o,
Bu ülkede nadir yetişen insanlardan biriydi.
Cesurdu, mertti, liderdi…
O bizim, ŞEFİMİZDİ…
Son yolculuğunda bizi es geçip, belki de uğruna her şeyini adadığı insana, Mustafa Kemal ATATÜRK e gitti…
Şef;
Gidişinle kavgamızı, ideolojik bir mücadelenin ötesinde; ölene dek onurla taşıyacağımız bir emanet olarak bıraktın bizlere… Orada olduğunu biliyoruz şef, orada olduğunu ve bizleri duyduğunu…bak, takım hazır,
ilk günkü heyecanla ve bin misli hırsla karşındayız şimdi. Emir ve görüşlerini bekliyor tüm dostların…,
Gidişinle bir şeyler bitmiş değil.
Aksine,
Asıl şimdi başlıyoruz…
Hep birlikte bir yumruk gibi,
Yıllarca hayalini kurduğun mutlu, güzel günlere,
Ve elbette TAM BAĞIMSIZ, KEMALİST TÜRKİYE ye koşuyoruz.











bu benim halamın kocası ben onu çokkkk severdim ama şimdi şehit oldu
ama hala içimiz de o yaşıyor!!!
ecem avcı
ALLAH RAHMET EĞLESİN…
Lütfen konuyu yorumlayın!