Gerçek 19 Mayıs’lara-Oktay Akbal
“Asıl kurtuluş, sosyal yapıdaki hastalığı bulmak ve iyileştirmek yollarını aramakla elde edilir. Ancak bilimsel yol tutulursa, sağlık gerçekleşebilir. Bu ulusu ulus yapan, ilerleten ve geliştiren güçler vardır. Düşünce güçleri, sosyal güçler… Düşünceler anlamsız, faydasız, akla sığmaz saçmalıklarla dolu olursa, o düşünceler hastalıklıdır. Bir de sosyal yaşayış, akıldan mantıktan uzak, faydasız, zararlı birtakım görenek ve geleneklerle dopdolu olursa, yaşam sayılamaz. İlerleyemez, gelişemez, inmeliler gibi, yerde bocalar kalır.”
27 Ekim 1922 günü Bursa’da öğretmenlere böyle sesleniyordu: “Bugünün çocuklarını yetiştiriniz. Onları ulusa yararlı insanlar yapınız. Bunu sizden bekliyorum” diyordu Gazi Mustafa Kemal…
Seksen yedi yıl önceden Türk gençliğinin yürüyeceği akıl, bilim yolunu göstermişti. Şimdi nerdeyiz? Akıl, mantık, bilim yaşantımızda mı?
Bugün 19 Mayıs 2009… Bir bayram günü! Hem de en anlamlı, en etkileyici bir bayram günü… Türk gençliğinin kendine güven duyması, yarınları gerçekleştirme, toplumu daha üstün bir düzeye taşıma, dünyaya “Ben Atatürk’ün genciyim” diye övünebilme olanağını yaşadığı bir gün…
***
İşsizlik oranının günden güne yükseldiği, yükseköğrenimli gençlerimizin bile bir iş, bir uğraş, diye kapı kapı dolaştığı, yine de tüm çabaların sonuçsuz kaldığı günlerdeyiz. Anadolu’suyla Rumeli’siyle bütün vatanda kendimizden, gerçeklerimizden kopuş, gelip geçici politikacı taslaklarının bencilce tutumları!.. Gençlik sorunları varsın dursun olduğu yerde.. biz işimize bakalım anlayışı!..
Bir de şu var.. emeğin, emekçinin, genciyle yaşlısıyla bir toplumun uygarlık yerine ilkelliklere, yobazlıklara doğru itilişi! Hem de yirmibirinci yüzyılın göbeğinde, tüm dünya uygarlığın en üst aşamalarına doğru koşarken!..
***
Atatürk Cumhuriyeti yanlış bir yola doğru sürüklenmek isteniyor. 1950’de başlayan bir çöküşü, bir yıkılışı, demokrasinin kaçınılmaz bir gereği sanmak… Ne kadar gerilere gidilse, ne kadar günden kopulsa, Atatürk ve devrimi ustaca yozlaştırılsa, o kadar başarılı olacaklarına inanmak… Büyük bir yanılgı, ama ulusumuzun temel gücüne inen bir gerçek darbe!..
Bir yazımda ne demiştim: Şu ulusal bayramlarımızı o bayramlara inanmayan insanların elinde bırakmayalım; onların meydanlarda çektikleri yapay söylevler yerine Atatürk’ün Söylev’ini, Atatürk dönemini anlatan, yorumlayan yapıtları okuyarak direnme gücü kazanalım..
19 Mayıs! Bir gün gelecek, gerçek anlamı, değeri, kutsallığıyla yaşanacaktır. Bir gün, gerçek 19 Mayıs’ları kutlamaya…












Lütfen konuyu yorumlayın!