Yazı etiketi: Türk
Basın Açıklamalarımız, ustalan »
Yüce Türk Ulusu’na
Demokratik Açılım adıyla başlatılan ve ulus devlet yapımızı hiçe sayan projenin gündemde olduğu bir dönemde yine yeni şehit haberleri almanın derin üzüntüsü içersindeyiz.
Jandarma Astsubay Başçavuş Murat Taş, Jandarma Komando Onbaşı Hüseyin Gürlekli, Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Ferhat Ünelli, Jandarma Kıdemli Üstçavuş Ferhat Erdem, Astsubay Fatih Aydoğan, Uzman Çavuş Deniz Kaya, Komando Er Orhan Kılıç, Jandarma Piyade Er Emrah Temel ve Jandarma Komando Onbaşı Orhan Kılıç PKK/Kongra-Gel terör örgütüyle girdikleri mücadelede ölümü küçümseyip canlarını hiçe sayarak Türk Ulusu’nun varlığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için şehit olmuşlardır.
Atatürkçü Düşünce Derneği …
Kemalizm »
“23 Nisan Türkiye ulusal tarihinin başlangıcı ve yeni bir dönüm noktasıdır. Bütün bir düşmanlık dünyasına karşı başkaldıran Türkiye halkının, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni meydana getirmek konusundaki yamanlığını belirtir.”
M.K. ATATÜRK
(23 Nisan 1922)
Yeni Türk devletinin kuruluş sürecinin tamamlandığı tarih 23 Nisan 1920’dir. Çünkü 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkması ile başlayan Anadolu ihtilali, 23 Nisan 1920’de Meclis’in açılması ile tamamlanarak tabanı ulus olan, yani ulusa dayalı yeni bir devletin kuruluşu ile sonuçlandırılmıştır.
Bu Meclis’in temeli, özü onun ulusa dayalı …
Kemalizm »
”Kuvayı Milliye”, ilk kez, Kurtuluş Savaşı’nda görev alan milis güçleri anlamında kullanılmıştır. ”Kuvayı Milliye”, işgal altındaki bir ülkede halk tarafından oluşturulmuş direniş örgütleridir; bu özellikleri ile bir sivil örgütlenme modelidir; ”Kuvayı Milliye” sonradan Ulusal Kurtuluş Savaşı’na katılan herkesi kapsayan bir kavram olarak kullanılmıştır.
Bugün ”Kuvayı Milliye” denilince akla askerler, ordu, ihtilaller ve cuntacılık gibi kavramlar geliyor. Ne kadar yanlış! Kuvayı Milliye, o tarihte, işgalci emperyalist ordularına karşı savaşan, Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Arabı ile bütün etnik grupları kapsıyordu.
Kemalizm »
Yeni yönetmelikle özel öğretim kurumlarından Atatürk köşesi kaldırıldı.
Bu uygulama, doğrudan AB’nin talebiydi.
Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu üyesi Daniel Cohn-Bendit, “Avrupa Birliği’ne katılmak Türkiye’de Kemalizmin sonu olabilir. Türkiye’nin önünde en sonunda, Bağdat mı, Barselona mı sorusu duruyor. Barselona’nın Türkiye için anlamı, geleneksel Kemalist köktenciliğin havaya uçurulmasıdır. Bağdat ise, Kemalist merkeziyetçilik ve otoriteciliğin güçlendirilmesi, dolayısıyla ‘Avrupa’ya hayır’ anlamına gelecektir” demişti.
Tabii bu sözlerde bir çarpıtma ve şartlandırma vardı. AB’nin alternatifi Bağdat değil, Türk Birliği’dir!
Wolfgang Koydl ise “Türkiye her şeyden önce, her toplumsal ve politik gelişimini engelleyen taşlaşmış Kemalizmi kırmalıdır” diye konuşmuştu.


