Emperyalizm | Diyarbakır ADD
Anasayfa » Arşiv

Yazı etiketi: emperyalizm

Güncel Makaleler »

[3 Aralık 2008 | yorum yok | 4 defa okundu]
Sevr 2008 - Behiç Kılıç

Şöyle sunmuşlardı; “Rumlar ikna oldu!” Bu mütareke matbuatının KKTC’nin elden çıkışı ile ilgi atılan büyük adımı gizleme başlığı idi!..
Bir aldatmaca daha vardı…
Avrupa Parlamentosu, “Rapor” sunarak saldırdı ve bu saldırı da aynı çerçevede süslenerek şöyle sunuldu…
“Türkiye raporu dengeli…”
 

Güncel Makaleler »

[5 Kasım 2008 | yorum yok | 32 defa okundu]
Atatürk’ün Başındaki Çuval!..-Mehmet Faraç

 

“Mustafa” üzerinden Atatürk’e taarruz eden bir filmin psikolojik propaganda unsuru olduğu konusundaki inanç giderek yaygınlaşıyor. Bunu hem gelen mail’ler hem de gazete köşelerinde eleştiri dozu giderek artan yazılar da kanıtlıyor. Vatan gazetesindenYiğit Bulut iki gün süreyle filme değinmişti. Pazar günü yazısına“Çocuklarınıza kesinlikle seyrettirmeyin!” başlığını atmış ve “Bu belgesel Atatürk’ü Türk halkının gözünde küçük düşürme çabasının son ürünü” demişti. Bulut, dün ise “Atatürk’ün başına çuval geçirme denemesi” başlığı altında şöyle yazmıştı:
“Bu filmi izleyen 10 yaşında bir çocuğun şuuraltına atılan Atatürk ile ilgili tohumlardan bir daha kurtulması mümkün değil. Sakın şöyle düşünmeyin ‘çocuk istiyor, filmi görsün de sonra ben yanlış olduğunu …

Avrupa »

[17 Ekim 2008 | yorum yok | 5 defa okundu]
Medice, Cura Te Ipsum - Özdemir İnce

Latinler herkese akıl veren ama kendisi akıl kıtlığı çeken kimselere “Medice, cura te ipsum!” (”Doktor, sen kendini iyileştir”) derlerdi. Ecnebilerin, Yargıtay Başsavcısı’nın açtığı davaya karşı gösterdikleri tepkileri okurken, her seferinde, “Medice, cura te ipsum!” demek zorunda kaldım.

Kemalizm »

[12 Ekim 2008 | yorum yok | 37 defa okundu]

Türk dış politikası içeriksiz ’stratejik ortaklıklara’, başka egemen güçlerin sözcülüğünü yapmaya indirgenmiş durumda. Oysa Atatürk’ün dış politikası, ideolojik kökenini Kurtuluş Savaşı’ndan alan, hayalperestlikten uzak, ülke güvenliğini ön plana çıkaran bir yaklaşımı sergiler.
Türkiye’nin dış politikada yaşadığı savrulma ve yön kaybı, gerek bölgedeki gelişmelerle, gerekse AB ve ABD karşısındaki çekingen, etkisiz, edilgen politikalarla doruğa çıkmıştır.

Kemalizm »

[12 Ekim 2008 | yorum yok | 23 defa okundu]
Atatürk ve Emperyalizm (2) - Süleyman Kazmaz

Asyalı yeni bir inanca kavuşmuştur; onun alınyazısı sömürge halkı olmak değil, hür ve bağımsız yaşamak, Avrupalı’nın pazarı durumuna düşmemek, kaynaklarını kendi gücüyle kendisi için kullanmaktır. Gücü bu amaca ulaşmaya yeterlidir.
Çanakkale Zaferi sömürgelerin, mazlum milletlerin hürriyet ve bağımsızlık savaşına başlamaları için gerekli düşünce ve inanç ortamını hazırlamıştır.

Kemalizm »

[12 Ekim 2008 | yorum yok | 30 defa okundu]
Atatürk ve Emperyalizm (1) - Süleyman Kazmaz

Mücadele ve savaş… İnsanlar mücadele eder, milletler savaşır. Hayatın ve tarihin gerçeklerinden biri. Bütün çabalara rağmen insanlar arasında sürekli uyum, milletler arasında sürekli barış kurulamamış, yer yüzünde kavgasız, çatışmasız bir dönem yaşanmamıştır. Çünkü mücadeleyi, savaşı doğuran sebepler ortadan kaldırılamamıştır.
Mücadeleler, savaşlar birer sonuçtur; onların arkasında yatan sebepler vardır; sebepler yok edilmedikçe sonuçlar da zaman boyunca akıp gidecektir.
Tarih boyunca savaşlar türlü sebeplerden meydana gelmiştir; coğrafyadan, toplum ve devlet yapısından kaynaklanan savaşlar gibi.

Avrupa »

[12 Ekim 2008 | yorum yok | 4 defa okundu]
Gözaltılar Avrupa’ya Turnusol - Yüksel Pazarkaya

Diyalektik ilkedir, her yaramazlığın bir yararı vardır. Bu yarar, içte zaten bilineni bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bunu İlhan Selçuk ağabeyin, “bizim İslamcı ve liboş ham ervah” deyişi bir çırpıda saptadı.
Ama aynı ham ervahlığı Avrupa cephesinde de ortaya çıkardı son gözaltılar. Zaten bilip epeydir dile getirenler vardı, ama kuşku duyanlar da çoktu. Şimdi “bizim İslamcı ve liboş ham ervah” ile AB ileri gelenleri aynı borazanı üflüyorlar.

haber »

[11 Ekim 2008 | yorum yok | 38 defa okundu]

İstiyoruz ki, bütün milletler gibi biz de bağımsız olalım. İstiyoruz ki, kendi evimizin sahibi, kendi cebimizin hâkimi, kendi hayat, kendi namusumuzun mesulû biz olalım. İstiyoruz ki, yeryüzünde zulüm kalmasın. Milletler arasında düşmanlıklar ortadan kalksın. Dünyaya hâkim olan kapitalizm illeti bir daha kalkmamak üzere uyusun… İşte, bugün içinde bulunduğumuz mücadelenin bizce yegâne manası! Biz bu gaye ile harekete geldik. Bağımsızlığımız ve varlığımız için, emperyalizme karşı dünya ve hayat inkılâbı uğrunda zulümden kurtulmuş yeni bir devre doğru yürüyoruz. Giriştiğimiz, büyük ağrı ve o nispette şerefli ve şanlıdır. Görüyoruz ki, kendimizi …