Yazı etiketi: Atatürk
Güncel Makaleler »
Cumhuriyet tarihi ile ilgili kronolojilere bakarsanız, 21 Şubat 1925 tarihinin karşısında şöyle bir ifade görürsünüz:
“Eskişehir mebusu Abdullah Azmi Efendi’nin (Tolun) Kuran’ın Türkçeye çevrilmesi önerisi Meclis’te kabul edildi.
Önerge doğrultusunda Kur’an’ın Türkçeye çevrilmesi için Diyanet İşleri bütçesine 20 bin lira tahsisat konuldu.”
Önerinin asıl sahibi Mustafa Kemal Paşa’dır.
Cemalettin Aytemur’un araştırmasına göre Mustafa Kemal, nasıl bir tefsir istediğini yedi maddeyle özetlemiştir:
1-Ayetler arasında münasebetler gösterilecek.
2-Ayetlerin iniş (nüzul) sebepleri kaydedilecek.
3- On okuma tarzını geçmemek üzere kıraatler hakkında bilgi verilecek.
4-Gerektiği yerlerde kelime ve terkiplerin dil izahları yapılacak.
5-İtikatta ehli sünnet ve amelde Hanefi mezhebine bağlı kalınmak üzere ayetlerin …
Güncel Makaleler »
Kemalizm »
”Kuvayı Milliye”, ilk kez, Kurtuluş Savaşı’nda görev alan milis güçleri anlamında kullanılmıştır. ”Kuvayı Milliye”, işgal altındaki bir ülkede halk tarafından oluşturulmuş direniş örgütleridir; bu özellikleri ile bir sivil örgütlenme modelidir; ”Kuvayı Milliye” sonradan Ulusal Kurtuluş Savaşı’na katılan herkesi kapsayan bir kavram olarak kullanılmıştır.
Bugün ”Kuvayı Milliye” denilince akla askerler, ordu, ihtilaller ve cuntacılık gibi kavramlar geliyor. Ne kadar yanlış! Kuvayı Milliye, o tarihte, işgalci emperyalist ordularına karşı savaşan, Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Arabı ile bütün etnik grupları kapsıyordu.
Bunları Biliyor musunuz? »
Richard Podol adlı bir AID uzmanı, Türkiye’de , bürokrasimizle ilgili olarak rapor hazırlamış ve bu raporu ABD’ye sunmuştur. Şu cümleler rapordan alınmıştır:
“Yirmi yıldan fazla bir zamandır Türkiye’de faaliyette bulunan Amerikan yardım programı bir zamandan beri meyvelerini vermeye başlamıştır. Önemli mevkilerde Amerikan eğitimi görmemiş bir Türk’ün bulunmadığı bir Bakanlık ya da bir İktisadi Kamu Kuruluşu hemem hemen kalmamıştır. Bu kimseler halen bulundukları örgütte “ilerici güç” niteliğini taşımaktadır. Genel müdür ve müsteşarlık mevkilerinden daha büyük görevlere kısa zamanda geçmeleri beklenir. AID bütün gayretleri bu gruba yöneltilmelidir.
Geniş ölçüde Türk idarecilerini …
Kemalizm »
Avrupa’da şekillenen milliyetçilik; yüzlerce yıl süren bir evrimin ürünü olmuştur. Batı milliyetçiliği Avrupa’yı kan denizine boğarken; Türk milliyetçiliği antiemperyalist bir kimlik içinde, 1919-1923 ortamında şekillenmiştir.
‘Türkleri Avrupa’dan atmak’ biçimindeki beyaz batılı Hıristiyan şartlanmasına karşı; kendi topraklarını korumak; kötülenen milli kimliğini yüceltmek; ilk milliyetçilerin temel hedefi olmuştur.
Bu milli kimlik; çağdaş yaşam biçimine bağlı, tarihsel varlığının büyüklüğünü anlayan ve onunla övünen, yurtsever; yayılmacı sömürgenlere karşı bir kimliktir.
İlk milli kimlik; batı emperyalizmi kadar; gericileşmiş Osmanlı zihniyetini de karşısına almıştır.
Kemalizm »
Mustafa Kemal ‘in en önemli vasiyeti, akıl ve bilim’dir.
Şu sözlerini yeniden ve yeniden okuyalım:
“Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır… Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.
Kemalizm »
Atatürk Batı’yı, çağdaş uygarlığı hedefledi. Fakat Batılılar - Kinross gibi birkaç tarihçi ve yazar hariç- Atatürk’ü ve Kemalizmi hiçbir zaman sevmediler. Bugün de Avrupa, Türkiye’de Kemalizmi “gericilik” olarak tanımlayan “liberal düşünce derneklerini” besliyor. Niçin?
Kurtuluş Savaşı döneminde Batı emperyalizmi dincilerle ve Osmanlı liberalleriyle el eleydi. Türkiye tarihi tekrar yaşıyor.
Emperyalizme karşı koyup galip gelen Mustafa Kemal’i Batı sanki affetmedi. Muhafazakârlar, Hıristiyan demokratlar Türkiye’nin Batılı olmak istemesini hazmediyorlar.
Kemalizm »
Aziz Nesin yıllar önceki bir konuşmamız sırasında şöyle demişti :
‘’-Geçmişte Atatürk’ü eleştirmiş olmaktan dolayı şimdi utanıyorum. Her geçen gün gözümde küçüleceğine tersine daha da büyüyor.”
Benzer aşamadan geçmiş bir kişi olarak bu değerlendirmeyi gönülden paylaşmam zor değildi. Zaman bizleri değil; Mustafa kemal’i haklı çıkarmıştı.
Lenin’in, Mao’nun, Enver Hoca’nın, Dimitrof’un heykellerinin yerlerde sürüklendiği, resimlerinin duvarlardan kaldırıldığı, Leningard isminin St. Petersburg’a dönüştürüldüğü günümüzde, bunu görebilmek kuşkusuz daha da kolay.
Kemalizm »
Anadolu’da bir Kurtuluş Savaşı oldu mu? Türkiye Kurtuluş Savaşı sonunda mı kuruldu, yoksa zaten ezelden beri mi vardı? İstanbul ve Anadolu işgale uğradı mı? Yoksa İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, İtalyanlar Anadolu’ya hiç mi ayak basmadılar? Aslında mücadele kime karşı olmuştu?
Bütün bildiklerinizi çöpe atın! Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile ilgili bildiğinizi sandığınız hemen her şey yalan.
Kemalizm »
DÖNÜŞ YOLUNDA…
Evet, dönüş yolunda, Zeugma’ya ve diger antik merkezlere harcadigimiz para, zaman ve de gösterdigimiz ilgi ile aldigimiz sonuçlarin ister istemez muhasebesini yaparsiniz. Toz bulutu içinde bir yandan önünüzü görmeye çalişirken, Albay Reşat Beyin bu ülkenin kurtuluşu ugrunda caniyla gösterdigi duyarliligi takdirle hatirlarsiniz; Çigiltepe’de çadirinda telsizin yanibaşindaki masada şakagindan kanlar sizan hayali gelir gözlerinizin önüne. Sonra, O’na ve O’nunla birlikte bizler için, gelecek nesiller için can veren gencecik şehitlerimizi düşünürsünüz geride toz bulutu içinde göremediginiz şehitlikte kalan. Lanet edersiniz, birakin hatirlamayi, Onlara bir yolu bile çok gören gelmiş geçmiş ilgili …


