Yazı etiketi: AB
Güncel Makaleler »
Anlaşılan birileri Cumhuriyet’teki yazılarımdan ve yayımladığım kitaplarda savunduğum fikirlerden fazlaca rahatsız olmuş. Ben neleri yazmış, neleri savunmuşum?
-Gerçek demokrasi “katılımcı demokrasiyle olur” diyorum, nedeni çok açık; halkın kendini yönetebilmesi için örgütlenme özgürlüğünün bulunması gerekir. Yıllar yılı yazdığım makale ve kitaplarımda bunu işledim.
-Dış ilişkilerde, “dengesizlik ve tek yanlılık yerine dengeyi savundum”. Çağdaş demokrasinin ve ayakta kalabilmenin temel kuralıdır bu.
-AB ile ilişkilerde tek yanlı ve sömürgeci düzenlemelere karşı çıktım, “AB darbecilerine karşı” direndim. 1994-97 döneminde Ecevit, M. Yılmaz ve Abdullah Gül benim düşüncelerimi desteklediler.
-Bu görüşlerimi konferanslarda …
Avrupa »
Avrupa »
“… Hepiniz bilirsiniz ki, Avrupa’nın en önemli devletleri, Türkiye’nin zararıyla, Türkiye’nin gerilemesiyle ortaya çıkmışlardır. Bugün bütün dünyayı etkileyen, milletimizin hayatını ve ülkemizi tehdit altında bulunduran, en güçlü gelişmeler, Türkiye’nin zararıyla gerçekleşmiştir. Eğer güçlü bir Türkiye varlığını sürdürseydi, denebilir ki İngiltere’nin bugünkü siyaseti var olmayacaktı. Türkiye, Viyana’dan sonra Peşte ve Belgrat’ta yenilmeseydi, Avusturya/Macaristan siyasetinin sözü edilmeyecekti. Fransa, İtalya, Almanya’da, aynı kaynaktan esinlenerek hayat ve siyasetlerini geliştirmişler ve güçlendirmişlerdir.”
Avrupa »
“Ellerine bir ulusun yazgısı emanet edilen kimseler o ulusun gücü ve erkini yalnız ve ancak gene o ulusun gerçek ve elde edilebilir çıkarları yolunda kullanmakla yükümlü olduklarını bir an olsun unutmamalıdırlar. Bu kimseler düşünmelidirler ki, bir ülkeyi ele geçirmek o ülkenin yurttaşlarına egemen olmaya yetmez. Bir ulusun ruhu ele geçirilmedikçe, bir ulusun irade ve kararlılığı kırılmadıkça o ulusa egemen olmanın olanağı yoktur. Yüzyılların oluşturduğu milli bir ruha hiç bir güç karşı koyamaz.”
Mustafa Kemal ATATÜRK, Mayıs 1935
Avrupa »
Avrupa »
Diyalektik ilkedir, her yaramazlığın bir yararı vardır. Bu yarar, içte zaten bilineni bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bunu İlhan Selçuk ağabeyin, “bizim İslamcı ve liboş ham ervah” deyişi bir çırpıda saptadı.
Ama aynı ham ervahlığı Avrupa cephesinde de ortaya çıkardı son gözaltılar. Zaten bilip epeydir dile getirenler vardı, ama kuşku duyanlar da çoktu. Şimdi “bizim İslamcı ve liboş ham ervah” ile AB ileri gelenleri aynı borazanı üflüyorlar.
Avrupa, ustalan »
Bir gazetenin genel yayın yönetmeninin yazısını okuyorum, kurduğu cümle aynen şöyle; Türkiye’nin, Türk Halkı’nın çok istediği Avrupa Birliği (AB) yolundan çıkarılması darbesi…
Sevgili dostlar, buna benzer daha birçok ifade var. Ana fikir çok açık; Türk halkı, Avrupa Birliği üyesi olmak için can atıyor ama bazıları kamuoyunu “saptırarak” Türkiye’yi bu yoldan çıkarıyor. Üstelik “Avrupa’ya” karşı olmak “normal” bir durum değil hatta bu arkadaşa göre “yasadışı bir istek”.
Avrupa »
Brüksel’dekiler kritik kopma noktalarında, doluşup Ankara’da boy gösterirler. Bu AB’nin Türkiye politikası açısından vazgeçilmez bir durumdur. Komisyon Başkanı Barroso ‘nun gelişi de bu hamlelerden biri.
AKP hükümeti, AB’nin Türkiye politikalarının yürütülmesi açısından çok önemli. AKP ile AB arasında iyi bir “alışveriş dengesi” kurulmuş; sen beni kolla, ben de senin istediklerini bir bir vereyim…


