Ahlaksızlar-Deniz Som
AHLAKSIZLIK söz konusu olunca toplumun yazılı ve yazısız tüm kuralları ve değerleri geçerliliğini yitirir.
Ahlaksızlar eğer yasaları, yönetmelikleri, gelenekleri, görenekleri paspas gibi çiğnemeye başladığı zaman kurallar uygulanmaz ve herhangi bir yaptırımla uyarılmazsa alır başını gider. Yaptığı yanına kâr kaldıkça başkalarına örnek olur ve ahlaksızlık bir virüs gibi toplumda yayılır. Ahlaksızlık, şerefsizlik, utanmazlık, arlanmazlık, yüzsüzlük bunların hepsi aynı pislikten beslenen mikrobun türevleri gibidir.
Son günlerde Meksika’dan yola çıkan domuz gribi gibi bir süre önce Amerika’dan gönderilen ve epeydir Amerika’dan beslenen gazeteci kılığına girmiş birileri Türkiye Cumhuriyeti’nin Genelkurmay Başkanı için “Benim vergilerimle maaş alan bir memur” tanımını yapıyor. Devlet memurunun konuşamayacağını söylüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanı için müdür konumunu bile uygun bulmayıp memurluğu uygun görüyor. Çünkü kirli bir propaganda ile yürütülmekte olan “karşıdevrim” sürecindeki kimi uygulamaları “ahlaksızlık” olarak tanımlayan Genelkurmay Başkanı kamuoyunun aklına sokulmak istenen kimi “bilgiler”in, “belge”lerin asılsız ve yalan olduğunu açıklıyor. Özetle; ahlaksızların oyununu bozuyor. İçerideki işbirlikçilerin, dışarıdaki iş bitiricilerin desteğiyle istediği gibi at oynatmaya alışmış ahlaksızların, karşılarına çıkan her engelde daha da ahlaksızlaşmasını, normal karşılamak gerekiyor.
Ahlaksızların bir an için doğru söylediğini Genelkurmay Başkanı’nın memur olduğu için konuşamayacağını ve dolayısıyla kotarılmakta olan bir oyunda oyunbozanlık yapamayacağını varsayalım.
Peki, kim konuşacak? Halkın vergileriyle oluşmuş sermayeyi kredi olarak kullanıp satın alınan gazete ve televizyonlarda iktidar yalakalığı yapanlar mı konuşacak? Kaynağı belli olmayan paralarla taraf tutanlar mı ahkâm kesecek? Devletin parasıyla işletilen kamunun medya kurumlarında resmen iktidar borazanlığı görevi üstlenen memurlar mı desteksiz atacak? Yerli sermaye konuştuğu zaman “tu kaka” ilan ediliyor; hukukçular, akademisyenler konuşunca “darbeci” sayılıyor. Anlaşılan o ki sadece ahlaksızların konuşması “demokrasi” kapsamına giriyor. Çünkü demokrasi artık ahlaksızlardan soruluyor!












Lütfen konuyu yorumlayın!